Lernen Sie, wie man iman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim ona iman ederse kınanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilim, uçak ve gökdelenler inşa eder ama iman onları bir araya getirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Allah'a iman ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gündüze ait olan bizlerse, iman ve sevgi zırhını kuşanıp başımıza miğfer olarak kurtuluş umudunu giyerek ayık duralım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam, “Rab, iman ediyorum!” diyerek İsa'ya tapındı.
Translate from Türkisch to Englisch
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
İman edip vaftiz olan kurtulacak; iman etmeyense yargılanacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Müslümanlar İsa Aleyhisselam'a resul olarak iman eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Tanrı'ya iman etmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm sonrası yaşama iman ediyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada mekân, ahirette iman.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah inkâr edenleri aydınlıktan karanlıklara sokar, iman edenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zira ümid, kudreti her şeye yeten Halik-ı Zülcelale iman ve tevekkülün adıdır.
Translate from Türkisch to Englisch