Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "imkanı"

Lernen Sie, wie man imkanı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.

Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen böyle bir şeyin imkanı var mı zannediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u burada bulmamın imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yardım olmadan bunu yapabilmiş olmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu Tom'suz yapmanın imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları durdurmanın imkanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bunu tek başına yapabilmesinin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun olabilmesinin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek başıma bununla başa çıkabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yolculuğa yalnız gitmemin kesinlikle imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un onu kendinin yapmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yaptığını söylediği şeyi yapmış olmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Adaya tekne haricinde ulaşma imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimin geldiğini bilmenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilmenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Söylemenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu yapabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni burada yalnız bırakmamın imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu yapmamın imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u durdurmanın imkanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sektörde herkesi memnun etmenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun nereye gittiğini bilmenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonuçları öngörmenin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u yenebilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun konuşmasını anlayabilmemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu okul öğrencilere ders kitabı imkanı sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom biraz yardım olmadan onu yapabilmesinin imkanı olmadığını biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin onu yapmanıza izin vermemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin onu yapmana izin vermemin imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kazanmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bunu yapmasının imkanı yok.
Translate from Türkisch to Englisch