Lernen Sie, wie man inanan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Allah'a inanan kim böyle bir şey yapardı?
Translate from Türkisch to Englisch
İslamiyete inanan insanların ataları hangi dine mensuptu?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatıma giren kadınları sizin ayarlamanıza gerek yoktu. Ben sevgi ve aşka inanan biriydim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçeklere inanan, sözlere değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gerçekten bir zaman yolcusu olduğuna inanan bir sürü insan var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık ki bunlara inanan yığınlar var memleketimizde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ buna inanan insanlar olup olmadığını merak ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom'a inanan tek kişi sensin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mucizelere inanan bir dindar bir hristiyandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun suçlu olmadığına inanan sadece biz değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun masum olduğuna inanan sadece biz değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana inanan bir babam vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rusya'nın dünyanın geri kalanı tarafından ciddiye alınmadığına inanan Ruslar var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçek bir inanan.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Buna inanan tek kişi Tom değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna inanan tek kişi Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buna inanan tek kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna inanan tek kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna inanan tek kişi Tom değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Minned'in etrafında boş şeylere inanan insanlar toplanmış durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
Peygamberlerin hepsi O'nunla ilgili tanıklıkta bulunuyorlar. Şöyle ki, O'na inanan herkesin günahları O'nun adıyla bağışlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana inanan oldu mu, emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Rusya'da dünyanın sürüngenler tarafından idare edildiğine inanan bir kesim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Rusya'da dünyanın sürüngen ırkı tarafından yönetildiğine inanan insanlar var.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok inanan var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami kendini gerçek bir inanan olarak görürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Otogarlar düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür ve hastane duvarları da cami duvarlarından daha fazla inanan.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin dediklerine cidden inanan varsa elimde satılık köprü var, hem de çok kelepir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada nüfusunun yarısından fazlasının evrim teorisinin doğru olduğuna inanan sadece 30 ülke var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada nüfusunun yarıdan çoğu evrim teorisinin doğru olduğuna inanan yalnızca otuz ülke var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin mavralarına inanan varsa elimde az kullanılmış Boğaz Köprüsü var, uygun fiyata bırakacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi yalanlarına inanan insanlarla tartışıp ikna etmeye çalışmak vakit kaybıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Janos, Martha'nın hayatında ona gerçekten inanan tek kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalman, Koca Ayak'a inanan biriydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana inanan hiç kimse yok.
Translate from Türkisch to Englisch