Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "inanmak"

Lernen Sie, wie man inanmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Buna inanmak için iyi dayanakları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana göre buna inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu genç çocukların polislerden daha hızlı koşabileceğine inanmak saçmadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin söylediğinin gerçek olduğuna umutsuzca inanmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun kredi kartlarını çalanın Mary olduğuna inanmak için isteksiz görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un birini öldürebileceğine inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ondan yapmasını istediğimi yapmayacağına inanmak için hiçbir nedenim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak sizin saflığınızdandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrı'ya "inanmak"la neyi kastettiğine bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana inanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar birbirlerine ve ülkesine zarar vermediği sürece neye inanmak istiyorsa ona inanmakta özgür olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana inanmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin ona söylediğine inanmak için yeterince aptaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize inanmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes inanmak ister.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona sadece inanmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Fiyatların artacağına inanmak için hiçbir nedenimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un, Mary'nin ona aşık olduğunu fark etmemesine inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yalan söylediğine inanmak için hiçbir gerekçem yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbinden inanmak zihninle anlamaktan daha önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana inanmak istediğimi düşünmüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Söylediğine inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a inanmak benim salaklığımdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana inanmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, onun yapılabileceğine inanmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes rüyâların gerçekleşebildiğine inanmak ister.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun uydurma bir hikaye olduğuna birçok kişi inanmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un söylediğine inanmak senin aptallığın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary ve John hakkındaki söylentiye inanmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Halen birlikte mutlu olma şansımızın olduğuna inanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biliyorum, buna inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Haklı olduğuna inanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak oldukça zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna inanmak tamamen zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak biraz zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun bir tesadüf olduğuna inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un öyle bir şey yapacağına inanmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona inanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten sana inanmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un mutlu olduğuna inanmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sadece buna inanmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Neye inanmak istediğimi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hâlâ bekar olduğuna inanmak zor.

Size gerçekten inanmak istiyorum.

Bunun doğru olduğuna inanmak istiyorum.

Tom'un bize gerçeği söylediğine inanmak istiyorum.

Tom ona inanmak istemiyor.

Tom'un yalan söylediğine inanmak istiyordum.

İnsanlar inanmak istedikleri şeye inanıyorlar.

Sana inanmak istemiyorum.

Tom bana inanmak istemedi.

Her şeyin iyi olduğuna inanmak istiyorum.

Tom Mary'nin söylediğinin doğru olduğuna umutsuzca inanmak istiyor.

Dün Tom'un Mary hakkında söylediği şeylere inanmak istemedim.

Tom bana inanmak zorunda değil.

Kendine inanmak zorundasın.

O böyle bir şey inanmak için aptal olmalı.

Buna inanmak zor.

Birçok insan bu hikayenin düzmece olduğuna inanmak istemiyordu.

Aksine inanmak isterim.

Buna kendim inanmak istemiyordum.

Herkes hayallerin gerçekleşebileceğine inanmak istiyor.

Kimse Tom'a inanmak istemedi.

Yemin ederim, Tom. Bana inanmak zorundasın.

Tom'a inanmak senin aptallığındı.

Ona inanmak istemiyorum.

Buna inanmak istiyorum.

Ben ona inanmak istemedim.

Gerçekten onun doğru olduğuna inanmak istedim.

Dan, Linda'nın bunu yaptığına inanmak istemedi.

Bunun delice göründüğünü biliyorum ama bana inanmak zorundasın.

Sen bir şeye inanmak zorundasın.

Ona inanmak benim salaklığımdı!

Hala buna inananların var olduğuna inanmak zor.

Ben kimseye inanmak istemiyorum.

Tom'un onun yaptığını söylediğin şeyi yapacağına inanmak zor.

Onun gerçekten olduğuna inanmak zor.

Tom'un gerçekten Boston'a gitmek istediğine inanmak zor.

Winston herhangi bir dine inanmak istemiyor.

Bana inanmak zorundasın, Fadıl.

Tom gerçekten Mary'nin masum olduğuna inanmak istiyordu.

Tom'un bunu gerçekten yaptığına inanmak zor.

Fadıl gerçekten inanmak istedi.

Tom gerçekten Mary'nin söylediğine inanmak istiyordu.

Bir yalana inanmak genellikle doğruya inanmaktan daha kolaydır.

Bana inanmak zorundasın, Tom.

Sana inanmak için hiçbir gerekçe yok.

Bize Tanrı'ya inanmak öğretildi.

Senin hikayene inanmak zor.

Her şeye inanmak zayıflıktır ve hiçbir şeye inanmamak aptallıktır.

Sami'nin ona inanmak için hiç nedeni yoktu.

Buralarda öyle bir şeyin olabileceğine inanmak zor.

O kadar berbat bir şeyin buralarda olabileceğine inanmak zor.

Hatalarımızdan öğrendiğimize inanmak istiyorum.

Onlar böyle saçmalıklara inanmak için deli olmalılar

Tom'un bunu yaptığına inanmak zor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch