Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "inkar"

Lernen Sie, wie man inkar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Adam arabayı çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parayı çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şu ana kadar Boston'da bulunduğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigaranın zararlı etkileri inkar edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ateşin yandığı gerçeğini kimse inkar edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Sebepsiz bir şey olmayacağı gerçeğini kimse inkar edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary parayı çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman Mary ile buluştuğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile her zaman buluştuğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse gerçeği inkar edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onunla buluştuğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu inkar edemeyeceğin bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, orada olduğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun dürüst olduğunu inkar edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hırsız olduğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçek inkar edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların birbirleriyle konuştuklarını görsek bile o onunla buluştuğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yaptığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, öyle söylediğini inkar ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Parayı çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen hafta onunla tanıştığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir şey söylediğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk bisikleti çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam parayı aldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun zeki olduğu inkar edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şey çaldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun dürüst olduğu gerçeğini inkar edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Suça katıldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Rüşvet kabul ettiğini inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Komploya katıldığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı fakat o inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, olaya karıştığını inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Jessie'nin dürüst olduğu gerçeğini inkar edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu inkar etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu inkar edemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu inkar edemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu inkar edemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un söylediğinin doğru olduğunu inkar edemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu inkar etmeye çalışma.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu inkar etmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu inkar etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca hep bir şeyler için çabaladım, bunu inkar eden yalancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyi inkar ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Boşuna inkar etme.

Boşuna inkar etmeyin.

Bunu hemen inkar etti.

Bunu yaptığını inkar ediyor.

Onun olduğunu inkar etmiyorum ama bir örnek delil sayılmaz.

Tom hırsız olduğunu inkar etti.

Tom camı kırdığını inkar ediyor.

Onu öptüğünü gördüm. Bunu inkar etme!

Ben bunu ne onaylayabilirim ne de inkar edebilirim.

Onu inkar etmeye çalışmanın faydası yok.

Tom her şeyi inkar etti.

Teorinizi inkar etmek gibi bir niyetim yok.

Bir hata yaptığımı inkar etmiyorum.

Neden onu inkar ediyorsun?

Kız arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.

Erkek arkadaşı onu aldattı fakat o onu yakalayıncaya kadar o inkar etti.

Onu inkar edemedim.

Bunu inkar etmeyeceğim.

Çalışan ailelerin çocukları için kaliteli bir eğitimi inkar etmek çalışan aileler için sağlık hizmetlerini ya da çocuk bakımını inkar etmek kadar yanlıştır.

Bunu ne onaylayabilirim nede inkar edebilirim.

Marcus'un ne itiraf ettiği ne de inkar ettiği duyuldu.

Tom orada olduğunu inkar etti.

Hiç kimse onu inkar etmiyor.

Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.

Tom hırsızlıkla ilgisi olduğunu inkar etti.

Bunu inkar etmeye bile çalışma .

Senatör bir görüşme için tekrarlanan talepleri inkar etti.

O, onu yaptığını inkar ediyor.

O inkar edilemez.

O böyle bir şey söylediğini inkar etti.

Mary bunu inkar etti.

Tom bir şey inkar etmedi.

Tom suçlamaları inkar etti.

Bunu inkar mı ediyorlar?

Mary bunu inkar mı ediyor?

Bunu inkar mı ediyor?

Tom bunu inkar mı ediyor?

Tom, Mary'nin onu yapmakla itham ettiğini inkar edemez

Bunu inkar mı ediyorsun?

Kimse onu inkar edemez.

Tom'un sevimli olduğunu inkar edemezsin.

Tom onu inkar edemez.

Gerçek inkar edilemez.

Tom söylentiyi inkar etti.

Ben onun doğru olduğunu inkar etmiyorum.

Tom Mary'nin suçlamasını inkar etmeye çalışmadı.

Onların buraya geldiği gerçeği inkar edilemez.

İtaatsiz öğrenci öğretmenini inkar etmeye cesaret edemedi.

Açığı inkar etme.

O, gerçekleri inkar etti.

Tom bunu inkar etmedi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch