Lernen Sie, wie man insana in einem Türkisch Satz verwendet. Über 95 handverlesene Beispiele.
Ben insanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesine bir insana güvenilemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün Dünya üç tip insana bölünmüştür-parmak-kullananlar, çubuk- kullananlar, ve çatal-kullananlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük sanat insana bir şey hissettirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Meksika Japonya'nın yarısı kadar çok insana sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer açsa, bir kaplan insana saldırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanılmak insana mahsustur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir insana bir balık verirsen onu bir gün beslersin. Bir insana balık tutmayı öğretirsen onu ömür boyu beslersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir insanın başka bir insana şans vermesi kadar aşağılayıcı bir durum var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle bir şeyin bir insana yapılmaması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata yapmak insana özgü ama minimum hatayla yaşamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok insana yardım ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sürü insana sigarayı bırakması için yardımcı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birçok insana aynı soruyu sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek çok insana danıştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenler onun eşek şakasını öğrendikten sonra genç büyücü kadına Tom'u tekrar bir insana döndürmesi buyruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok insana göre o başkan olmak için çok gençti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı bir insana yenilik zor geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata insana mahsus tabii ki ama çocuklarınıza sevgiyi öğretin.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenebileceğimiz bir grup insana ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Para insana özgürlük veriyor, yani paran kadar özgür oluyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan aynaya bakar, ayna insana.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitap iyi satılıyor, yani pek çok insana satılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeniden insana benzedin.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalan insana şüphe verir, doğruysa inanç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sürü insana bir sürü para borçlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Karşıdaki insana bir türlü derdimi anlatamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Açken insana her şeyin tadı güzel gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Opsiyonlar insandan insana değişir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kimyasalın insana zararlı olduğunu herkes bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kimyasal maddenin insana zararlı olduğunu herkes bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya insana ait değil; insan dünyaya aittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mağaza hakkında birçok insana soru sordum ama hiç kimse onu duymamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bir insana ne yaptırır?
Translate from Türkisch to Englisch
Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Vücudum insana benzemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben birçok insana güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah bir insana daha çok dinlesin ve daha az konuşsun diye iki kulak ve bir ağız verdi.
Tom'a olan birçok insana olur.
Ben elimden geldiği kadar çok sayıda insana yardım etmek istiyorum.
Ne olduğu hakkında elimden geldiği kadar çok sayıda insana söylemek istiyorum.
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.
Bizim Tom gibi daha fazla insana ihtiyacımız var.
Hata yapmak insana mahsustur ama hatada ısrar etmek şeytanidir.
Bizim daha çok yetenekli insana ihtiyacımız var.
Tom bir grup insana ofisine kadar eşlik etti.
Bizim senin gibi daha çok insana ihtiyacımız var.
Tom bu kasabada bir sürü insana yardım etti.
O, pek çok insana aynı soruyu sordu.
Bir insana fakir olduğu için tepeden bakmamalısın.
Bir insana sadece fakir olduğu için tepeden bakmamalısın.
Kanatlar kuşa, akıl insana.
Elimizden geldiğince çok insana yardım etmeliyiz.
Elimizden geldiğince çok insana yardımcı olacağız.
Tom gibi bizim için çalışan daha fazla insana ihtiyacımız var.
Tom gibi bize yardım eden daha fazla insana ihtiyacımız var.
Ekibimizde Tom gibi daha fazla insana ihtiyacımız var.
Dağcılık insana sabır ve hoşgörüyü öğretebilir.
Akıllı bir insana hatasını göster, sana teşekkür eder. Aptal bir insana hatasını göster, sana hakaret eder.
Sende üç şeyi fark eden insana güven: gülümsemenin ardında sakladığın acıyı, öfkenin ardındaki sevgiyi, suskunluğunun ardındaki sebebi.
Bazen zordur yaşamak. Nefes almak bile güç gelir insana. Bir kuşun kanadına takılıp gitmek istersin uzaklara. Bazen güzel bir söz tutar seni ayakta. Bir sırdaşının sıcak gülümsemesi bağlar insanı hayata, birde iki kelime kalır dudaklarında. İyi ki varsın.
Sami asla başka bir insana zarar vermez.
Sözlerini tutmayan bir insana güvenilemez.
Sevilen bir insana duyulan özlem, yuvaya duyulan özlem gibidir. Sadece bu sabit bir yer değil, onun yanında ki yerdir.
Mikroskop insana önemini gösterdi, teleskop ise önemsizliğini.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
Deveye diken, insana siken yaranır.
Burası insana kendini evindeymiş gibi hissetiriyor.
Fazla eşya insana ayak bağı oluyor.
Fabrika bir sürü insana ekmek kapısı oldu.
İnsan insana bunu yapar mı?
Bu yaştan sonra böyle şeyler koyuyor insana.
Sayın bayım, lütfen, zavallı, aç bir insana yardım elinizi uzatın.
Bir insana kırk gün deli dersen deli olur.
Psikoloji kitaplarında yeri yoktur ama bir insan bir insana deli olabilir.
Derdini insana değil, suya anlat.
İnsan insana susarak da kıyar.
Benden farklı düşünen insana aptal denir.
Sabah kuş cıvıltılarıyla uyanmak insana hayat enerjisi veriyor.
Bir insana enerji yüklemek istiyorsanız ona işe yaradığını hissettirin. Enerjisini yok etmek istiyorsanız da işe yaramaz olduğunu.
Bazen insana eve girerken anahtarla kapıyı açmak bile koyuyor. Ruhu kapıyı açacak birilerini arıyor.
Cesaret bazen insana hayal bile edemeyeceği kapılar açıyor.
Tespih çekmek insana rahatlık veriyor.
Ağaca verdiğin değeri taşa, hayvana verdiğin değeri ağaca, insana verdiğin değeri de hayvana ver.
Akılsız baş, insana yük olur.
Bunun gibi daha bir sürü insana ihtiyacımız var.
Hayat insana doğarken neden ağladığını yaşarken fark ettirir.
Bazı yolları yürümek ruha huzur verir. O yolda yürürkenki soluduğu hava bile başka gelir insana.
Köpekler akıllı, korkusuz ve insana sadıktır.
Fotoğraf çekilirken bir eli cebe koymak nedense insana bir hava katıyor.
Çok fazla insana fikirlerini sorarsan, sonunda ne yapacağını bilemezsin.
Başka bir insana yapılabilen samimi sevgi iyi bir hediyedir.