Lernen Sie, wie man israf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.
Benim zamanımı israf ettiğimi düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman israf etmeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanı israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanını israf etmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun elektriği israf ettiğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zamanı israf ettiğime pişmanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fazla zaman israf etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yiyecek israf edilmemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir israf.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman israf ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Suyu israf ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok yiyecek israf eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar çok yiyeceği israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen suyu israf etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanımı israf etmeyi bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bana parayı israf etmememi söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse bir yılda israf ettiğimiz paranın miktarını belirleyemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamu fonlarını israf etmekle suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen elektriği israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hakkında düşünerek zamanınızı israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hakkında endişe ederek zamanını israf etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek bir tane pirinci israf etmeyin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı tuvaletler her zaman temizlendiği için çok su israf ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tamir etmeye çalışarak daha fazla zaman israf etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Aylığını israf etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Sızdıran musluklar çok su israf eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanın israf edilmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Ahşabı israf etmeyin. O, ağaçlarda yetişmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünün kaybı sadece bir israf değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar ne kadar zaman israf ettiğimizi merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aptalca sorular sorarak zamanımı israf etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tartışarak zaman israf etmek istemediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden Tom'la birlikte zamanını israf ediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Zaten bu konuda yeterince zaman israf ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok zaman israf ettiğine pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana onun zamanını israf ettiğimi söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun üzerinde daha fazla zaman israf etmeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaten yeterince zaman israf ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zaten oldukça israf edilmiş görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
2010'a baktığımızda, sanırım çok fazla zaman israf ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
O böyle bir israf.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz çok fazla zaman israf ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zaman israf ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne korkunç bir israf!
Translate from Türkisch to Englisch
Paramızı israf etmeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Enerji stoklarımızı israf etmemeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece bu şeyi tamir ettirmeye çalışarak üç saati israf ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanımı israf etmekten nefret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mermileri israf etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletlerinde yiyeceklerin yüzde kırkı israf edilmektedir.
Zamanımı israf etme.
O hiç zaman israf etmedi, değil mi?
Enerji kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.
Tom gıdayı israf etmenin bir günah olduğunu düşünüyor.
Herkesin zaman israf etmeyi kes.
Aslında biz suyu israf ediyoruz.
Gıdayı israf etme!
Yemek israf etmeyi sevmediğinden akşam yemeğini bitirdi.
Zamanını sonuçsuz ilişkilerde israf etme.
Tüm enerji israf edildi.
Yeni kazandığın parayı israf etme!
Tom parasını israf eder.
Mühimmatını israf etme.
Mühimmatı israf etme.
Bütün tereyağını israf mı ettin?
Paranı israf ediyorsun.
Şehir para israf ediyor.
Sızdıran musluklar çok fazla su israf ediyor.
Biz zaten çok zaman israf ettik.
Çok fazla su israf ediyoruz.
"Sarayımı nasıl buldun?" "Kendi paranla yaptırdıysan israf, halkın parasıyla yaptırdıysan haram."
Hayat tasarruf edilemez. Ya sarf edersiniz ya da birisi için israf.
Bu şekilde hiçbir şey israf olmuyor.
Gıda israf etmek insanlık dışı bir eylemdir.
Verimsizlik bir israf şeklidir.
Hiçbir şeyi israf etmem.
Hiçbir şeyi israf etmeyiniz.