Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "istemek"

Lernen Sie, wie man istemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O,sadece yardım istemek zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece onun yardımını istemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz sadece onu istemek zorundasınız ve o size verilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece onu istemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar barış istemek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin benimle evlenmesini istemek için kararımı verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt dışında olsam ve param bitse, ben daha fazla istemek için ailemi ararım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom para istemek için babasına yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bizden yardımımızı istemek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin şeyi istemek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benden para istemek için yazıhaneme geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yardımını istemek için geldim, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni ilk adımla çağırmanı senden kaç kez istemek zorundayım?
Translate from Türkisch to Englisch

O temizlemeden önce Tom'a kaç kez odasını temizlemesini istemek zorunda olduğumu düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bize yardım etmesini istemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıfa zamanında gelmeni istemek çok değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrılmanızı istemek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitmek istemek için nedenlerim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalmak istemek yanlış mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yardım istemek için onun beni duymasında sorun yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizden yardım istemek için buradayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yardımını istemek için buradayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha pasta istersen, bütün yapman gereken istemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden bir iyilik istemek için geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden yardım istemek için gelmişler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık ki gitmeni istemek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık ki gitmeni istemek zorunda olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana yardım etmemi istiyorsan, tüm yapman gereken istemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni öpmemi istiyorsan, tüm yapman gereken istemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yardımını istiyorsan, bunun için Tom'dan istemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalesef gitmeni istemek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten yapmak istediğim şey Mary'den boşanmasını istemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden büyük bir iyilik istemek için buraya geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin hiç yardıma ihtiyacı olup olmadığını bilmesini istiyor, Onun yapmak zorunda olduğu bütün şey ondan bunu istemek.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi gitmeni istemek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalesef şimdi gitmeni istemek zorunda kalacağım
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya gelmekten vazgeçmeni istemek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yardım etmesini istemek zaman kaybı olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefonunu bir kenara bırakmanı istemek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

"Can" yetenek ifade etmek için ve "May" izin istemek için doğru kelimedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O istemek için gerçekten çok fazla mı?

Tom'un yardım etmesini istemek iyi bir fikir olabilir.

Af istemek izin almaktan daha kolaydır.

Tom kalmak istemek zorunda.

Desteğini istemek için buraya geldim.

Daha spesifik olmanı istemek zorundayım.

"O çok kötü bir filmdi, değil mi?" "Evet. İçimden paramı geri istemek geliyor!"

Tom'un evi terk etmeyi istemek için iyi bir nedeni vardı.

Tom'un yardımını istemek zorunda kalacağız.

Bazen af istemek izin istemekten daha kolaydır.

Ben yardım istemek için kapını çaldım.

Onlardan bir iyilik istemek için geldim.

Ondan bir iyilik istemek için geldim.

Onların bize yardım etmesini istemek zorundayım.

Onun bize yardım etmesini istemek zorundayım.

Tom yardım istemek için utanıyor.

Challah o kadar lezzetliydi ki sadece ondan tarifeyi istemek zorunda kaldım.

Biz sadece Tom'un onu bizim için yapmasını istemek zorunda kalacağız.

Desteğini istemek için buradayım.

İzin istemek için gerek yoktur.

Ben yardım ve tavsiye istemek zorundayım.

Tom bugün yardım istemek için buradaydı.

Af istemek zorunda değilsin.

Bir gün çeşmenin çevresindeyken fakir bir kadın içecek bir şey istemek için bana geldi.

Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.

Ondan onun telefon numarasını istemek istiyorum.

Onun numarasını istemek için cesaretim olup olmadığını bilmiyorum.

Tom çoğu günleri turistik yerlerin önünde para istemek için harcadı.

Sorunun nasıl çözüleceği konusundaki fikrinizi duydum, ancak neyi kastettiğinizi örneklemenizi istemek zorunda kalacağım.

Adalet istemek için buradayız.

Onu benden istemek zorundasın.

Bu istemek için çok mu fazla?

Hollanda'da bir çocuk kurabiye istemek konusunda fazla ısrarcı davranıyorsa cezalandırılabilir ve kurabiye alamaz.

Tom'dan bize yardım etmesini istemek zorunda kalacağız.

Bence Tom'un ortağın olmasını istemek büyük bir hata olurdu.

Ailemden izin istemek zorundayım.

Tom onun uğramasını istemek için Mary'yi aradı.

Buraya adalet istemek için geldim.

Sanırım Tom yardımımı isterse, yapması gereken tek şeyin onu istemek olduğunu anlıyor.

Yardımını istemek için buraya geldim.

Bunun terfi istemek için en iyi zaman olmadığını varsayıyorum.

Sanırım Tom'un yardım etmesini istemek söz konusu olamaz.

Onun parayı istemek için cesareti vardı.

Senden küçük bir iyilik istemek zorundayım.

Tom, Mary'ye yardım etmemizi istemek için geldi.

Tom buraya Mary'ye yardım etmemizi istemek için geldi.

Tom Mary'den yardım istemek istemiyor.

Tom, Mary'den ona yardım etmesini istemek zorunda kalacak.

Herkesin kendi gökkuşağısı vardır, onu sadece görmeyi istemek gerekir!

Sami, Leyla'nın iznini istemek zorundaydı.

Bu çılgın dünyada aklı başında olmayı istemek bile başlı başına bir çılgınlıktır.

Bu kişiden bir iyilik istemek için biraz tereddüt ediyorum.

Yapacağım şey, Tom'dan bunu yapmasını istemek.

Ondan borç para istemek için Tom'u yeterince tanıyor musun?

Sana borç para vermesini istemek için Tom'u yeterince iyi tanıyor musun?

Tom sadece Mary'den bunu bizim için yapmasını istemek zorunda kalacak, değil mi?

Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.

İstanbul'daki kadın erkek birtakım ileri gelen kişiler de, gerçek kurtuluşu Amerika'nın güdümünü istemek ve sağlamakta görüyorlardı.

Birincisi, İngiltere'nin koruyuculuğunu istemek.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch