Lernen Sie, wie man istemeye in einem Türkisch Satz verwendet. Über 49 handverlesene Beispiele.
Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın Tom'a telefon etmeye ve ondan yardım istemeye niyetim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yardımımızı istemeye geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yardımını istemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un patronundan zam istemeye cesareti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey istiyorsan, istemeye çekinme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istemeye çalıştığını anlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İstediğin bir şey olursa benden istemeye çekinme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan yardım istemeye hiç gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den yardım istemeye istekli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'den borç para istemeye cesareti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Senden borç istemeye cesaretim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yardım etmesini istemeye çekiniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan bir iyilik istemeye geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin onunla evlenmesini istemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yardım istemeye korkuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya sizden bir iyilik istemeye geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Erken gitmeye çalıştım ama insanlar yardım istemeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benden para istemeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavsiyeye ihtiyacınız olursa bunu istemeye çekinmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan yardım istemeye fırsatım bile olmadı hiç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yardım istemeye geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların yardım etmesini istemeye çekiniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yardım etmesini istemeye çekiniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkalarına yardım etmeyi istemeye doğal bir arzumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Benden yardım istemeye çekinmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan bir iyilik istemeye geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok teşekkürler. Ayrıca, gelecekte benden yardım istemeye çekinme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yardım istemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O benden para istemeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer yardıma ihtiyacın varsa istemeye korkma.
Translate from Türkisch to Englisch
Yardıma ihtiyacınız olursa istemeye çekinmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya adalet istemeye geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan yardım istemeye bile zahmet etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'den onu yapmasını istemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya senden yardım istemeye geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den onu yapmasını istemeye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den bunu yapmamasını istemeye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'den yardım istemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeye ihtiyacınız olursa istemeye çekinmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri, dış görünüşü ve uygarca girişimlerle İngiliz desteğini istemeye ve sağlamaya yönelen niteliği idi.
Ali'den bunu istemeye yüzüm tutmadı.
Ali aileisyle kız istemeye gitti.
Bu akşam karşı komşunun kızını istemeye gelecekler.
Söz verme, güven ver ki söz istemeye ve vermeye gerek kalmasın.