Lernen Sie, wie man istikrarlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
O,İngilizceyi istikrarlı bir Alman aksanıyla konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer sistem istikrarlı değilse, son değer teoremi uygulanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
İş istikrarlı bir şekilde ilerliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Jack ve Betty bir aydır istikrarlı olarak gitmektedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ekonomisi hâlâ istikrarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
İhracaatlar güçlüyken, ithalatlar istikrarlı kalırken ülkenin ticaret dengesi geçen yıl gelişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom istikrarlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon yeni istikrarlı bir para birimidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaş ve istikrarlı yarışı kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
David'in hiç istikrarlı bir işi olmadı fakat her zaman geçimini sağlayabildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom komada ama o istikrarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un istikrarlı bir kız arkadaşı yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun istikrarlı bir kız arkadaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un istikrarlı bir kız arkadaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketimiz istikrarlı ücretler için karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tasarruf tahvilleri istikrarlı bir yatırımdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim ilişkimiz istikrarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça istikrarlı bir kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom istikrarlı bir durumdadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaş ama istikrarlı ilerleme her zaman kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fiyatlar son üç yıldır istikrarlı olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
O şimdilik istikrarlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mevcut siyasi durum çok istikrarlı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne sıkı ve istikrarlı bir şekilde çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl'ın hiç istikrarlı bir işi olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un asla istikrarlı bir işi olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, çocukları için istikrarlı bir ortam sağlamak için çok sıkı çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali istikrarlı performansıyla taraftarın gönlünde taht kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin finansal sistemi istikrarlı olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla'nın istikrarlı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Genel görünüm istikrarlı olarak kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm notlar istikrarlı görünüme sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Notlardaki görünüm istikrarlı olarak açıklandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizce bu bütçe, mali açıdan ne kadar istikrarlı?
Translate from Türkisch to Englisch