Lernen Sie, wie man itiraf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, yalan söylediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, altını çaldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O zaman ne gördüğünüzü itiraf etmelisiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanık niçin itiraf etti?
Translate from Türkisch to Englisch
Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüpheli suçunu itiraf edene kadar üçüncü dereceden suçlu sayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin parasını çaldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi öldürdüğünü itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sonunda baskıya dayanamadı ve itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kurabiyelerin hepsini yediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parayı çaldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar terörist bir gruba katıldığını Mary'ye itiraf etmek zorunda kalması Tom'u cesaretlendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Suçunu çok açık bir şekilde itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, suçunu asla itiraf etmeyecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yanlış yaptığımı itiraf ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, papaza günahlarını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom söylediğinin yanlış olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kazanın onun dikkatsizliğinden dolayı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom faturada bir hata yaptığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cinayet işlediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hatalı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun kız arkadaşının onun için pişirdiği pastayı yemediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom isimleri hatırlamada her zaman sorun yaşadığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yeni sınıf başkanı olmayı umduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O suçu işlediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hatasını itiraf edecek cesareti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben günahımı itiraf ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalı olduğumu itiraf ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam sonunda itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, itiraf etmek için zorlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsız, suçunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun doğru olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, suçlu olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı olduğunu itiraf etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, samimi olarak suçunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, rüşvet aldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sırrı bildiğini itiraf ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, suçu işlediğini itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hazineyi çaldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım seni asla önemsemediğimi itiraf etmemin zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, dikkatsiz olduğumu itiraf ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Eroin kullandığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı çaldığımı itiraf ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu itiraf etmeye zorladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Katip bana hatasını itiraf etti.
Çocuk vazoyu kırdığını itiraf etti.
Skandala karıştığını itiraf ediyor.
Onun benim hatam olduğunu itiraf etmeye hazırım.
Suçunu itiraf etti.
Vazoyu kırdığını itiraf etti.
Hırsız istemeyerek suçunu itiraf etti.
Adam sonunda yaptıklarını itiraf etti.
Adam eve zorla girdiğini itiraf etti.
Buradan kaçmak istediğini itiraf etti.
Bana âşık olduğunu itiraf etti.
Hatalı olduğumu itiraf ediyorum.
Hatalı olduğumu itiraf etmeliyim.
O suçunu itiraf etti.
Çevirimin mükemmel olmadığını itiraf ediyorum.
Sanırım Tom itiraf ettiğinden daha çok şey biliyor.
Tom asla itiraf etmedi.
Bazarov inadından vazgeçerek aşkını itiraf ediyor fakat Odintsova tarafından kaba bir biçimde reddediliyor.
Ben suçlu olduğumu itiraf etmedim suçlu olduğumu sandım fakat o yaşlarda gerçekten zarar vermek istemeden bazı hatalar yapıyor insan.
Onu itiraf ediyorum.
Tom az önce itiraf etti.
Tom itiraf etti mi?
Sonunda, itiraf etmedik.
Onu henüz okumadığımı itiraf etmeliyim.
Tom'un itiraf ettiğine inanamıyorum.
Bunu beklemediğimi itiraf etmeliyim.
Mary malafatı büyük erkekleri tercih ettiğini itiraf etti.
Tom Mary'yi öldürdüğünü itiraf etti mi?
Tom itiraf etmesi için Mary'yi ikna etti.
Tom itiraf etme dürtüsü hissetti.
Tom camı kırdığını itiraf etti.
Tom cinayeti itiraf etti.
Tom bir itiraf imzaladı.
Tom korktuğunu itiraf etti.
Tom suçlu olduğunu itiraf etti.
Tom sinirli olduğunu itiraf etti.
Tom suçu işlediğini itiraf etti.
Tom Mary'nin kolyesini çaldığını itiraf etti.
Tom onun doğru olduğunu itiraf etti.
Tom yanlış yaptığını itiraf etti.
Tom rüşvet aldığını itiraf etti.
Tom karısının nerede olduğu hakkında bir fikri olmadığını itiraf etti.
Tom'u itiraf etmesi için ikna etmelisin.
Tom öyle yaptığını itiraf etti.
Tom karısını öldürdüğünü itiraf etti.
Sana ne itiraf ettirdi?
Hatalı olduğunu itiraf etmek çok cesaret ister.
Bunu hiç duymadığımı itiraf etmeliyim.
Onu hiç duymadığımı itiraf etmeliyim.
Onu sevdiğini itiraf etti.
Tom bilmediğini itiraf etmek istemiyordu.
Onu itiraf edeceğim.
Bunu beğendiğimi itiraf etmek zorundayım.