Lernen Sie, wie man iyimser in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Senin bu iş planı neredeyse çok iyimser görünüyor. Bütün söyleyebileceğim onun bir boş hayalden daha fazlası olduğunu ummamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen aşırı iyimser bir kızsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin görüşün çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün hiç kimse iyimser hissetmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu aşırı derecede iyimser bir bakış.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok fazla iyimser bir bakış.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantı iyimser bir notla sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek hakkında nasıl o kadar iyimser olabilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom biraz fazla iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary kadar iyimser değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bütün aksiliklerine rağmen, o iyimser olmaya devam etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek iyimser gelmiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok iyi bir ekibimiz var bu yüzden iyimser olmak için her türlü nedenimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece iyimser mi davranıyorsun yoksa gerçekten kazanacağımızı mı düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim kâr geçen yıl duyurulan en iyimser tahminleri bile aştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha önce hiç bu kadar iyimser olmamıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu yılki hasat konusunda iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi başarı şanslarımız hakkında daha iyimser değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerinde olsam o kadar iyimser olmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım biraz fazla iyimser davranıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke olacaklar hakkında daha iyimser olabilsem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nasıl bu kadar iyimser olabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu noktada iyimser değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda çok daha iyimser görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asla iyimser değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyimser değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes iyimser görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un iyimser olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lyusya toplumsal-gerçekçi romanları çok sever. Onlar çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynaya bakan iyimser kişi daha da iyimser olur ve kötümser kişi daha da kötümser.
Translate from Türkisch to Englisch
Bakış açın çok iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun görüşü çok iyimser görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyimser kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık ki o biraz fazla iyimser davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Harvard'a kabul edileceği konusunda iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin yerinde olsam bu kadar iyimser olmam.
Translate from Türkisch to Englisch
O oldukça iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha iyimser.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir iyimser misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Daha iyimser olmayı denemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyimser görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyimser görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom aşırı derecede iyimser.
Sen iyimser olmak zorundasın.
Bu çılgınca iyimser.
Ben ne iyimser nede kötümserim.
İşlerin oldukça iyimser göründüğünü itiraf etmeliyim.
O çok iyimser bir görüş.
Ben iyimser bir adamım.
Ben çok iyimser değilim.
Tom aşırı derecede iyimser değildi.
Hiç kimse özellikle iyimser görünmüyordu.
Tom bir şeye iyi tarafından bakan iyimser bir insan.
Hep iyimser kalmaya çalışırım.
Nasıl bu kadar iyimser olabilirsin?
Tom açıkça iyimser biri.
Biz her zaman iyimser değildik.
Sabırlı ve iyimser olun.
Diğerleri daha az iyimser.
Bugün George Orwell'in iyimser olduğunu biliyoruz.
Nasıl bu kadar iyimser kalabiliyorsun?
Sen iyimser görünüyorsun.
Asla iyimser değildim.
Onlar çok iyimser davranıyorlardı.
Kötümser her fırsatta zorluğu görür; bir iyimser her zorlukta fırsatı görür.
Tom Mary'nin iyimser olduğunu söyledi.
Tom iyimser görünüyordu.
Tom Mary'nin iyimser olmadığını söyledi.
Tom, Mary'nin iyimser olmadığını söyledi.
Tom iyimser olduğunu söyledi.
Tom çok iyimser değildi.
Tom iyimser görünmüyordu.
Tom Mary'nin iyimser görünmediğini söyledi.
Tom, Mary'nin iyimser olmaya çalıştığını söyledi.
Tom iyimser değildi.
Tom hâlâ iyimser.
Tom bana Mary'nin iyimser olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tom iyimser gözükmüyordu.
Tom bana iyimser olduğunu söyledi.
Bence Tom hâlâ iyimser.
Tom iyimser olduğumu biliyordu.
Tom çok iyimser olduğunu söyledi.
Tom eskiden olduğu kadar iyimser değil.
Tom çok iyimser olmadığını söyledi.
Tom iyimser olmadığını söyledi.
Tom gerçekten iyimser olduğunu söyledi.
Tom ve Mary iyimser mi?
Tom ve Mary iyimser olduklarını söylediler.
Karamsar rüzgardan dolayı şikayet eder, iyimser rüzgarın dönmesini ümit eder, gerçekçi ise yelkenlerini fora eder.
Tom'un bu kadar iyimser olacağını düşünmedim.
Tom bir iyimser, değil mi?
Keşke daha iyimser olabilsem, ama yakında işler daha iyi olacak diye düşünmüyorum.
Tom çok iyimser, değil mi?