Lernen Sie, wie man izinsiz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Odaya izinsiz girme.
Translate from Türkisch to Englisch
Binaya izinsiz giremezsiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Yemeği izinsiz yer misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O izinsiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary John'un partisine izinsiz girdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu izinsiz yapmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Özel mülkiyete izinsiz giriyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bisikletini izinsiz kullanmamayı bilmeliydim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayar korsanları bilgisayarlara izinsiz girerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu izinsiz yapmaman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tiyatroda izinsiz resim çekemezsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben izinsiz girmek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Orduda hiç kimsenin izinsiz olarak gitmesine izin verilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben izinsiz giriyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu izinsiz yapmamalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan izinsiz geçiyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom izinsiz girendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun mahremiyetine izinsiz girme.
Translate from Türkisch to Englisch
"Lütfen izinsiz girmemi affedin ama bu duymak isteyeceğiniz bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten izinsiz gelmemeliydin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bak, Tom, izinsiz girdiğim için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen izinsiz konuşmaktan sakının.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz izinsiz girmek istemedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Mülkiyetime izinsiz girmeye nasıl cesaret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
O onun mahremiyetine izinsiz girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu izinsiz yapıyor olman gerektiğini düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu izinsiz yapmaman gerekirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O özel mülkümüze izinsiz giriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, izinsiz böyle bir şey yapmaktan daha iyisini bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Özel mülkiyete izinsiz giriyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom izinsiz gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O izinsiz gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Evime izinsiz girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla ev hapsindeydi ve evini izinsiz terk edemezdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sensörler bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sensörlerim bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla geceleyin aileden izinsiz dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım izinsiz girmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu izinsiz yapman gerektiğini düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın evine izinsiz girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın evine izinsiz olarak girdi ve ona tecavüz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ateş etti ve izinsiz giren kişiyi kesin bir şekilde vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın evine izinsiz olarak girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerilla bahçeciliği, başka bir kişinin arazisinde izinsiz bahçecilik yapmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu izinsiz yapmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu benden izinsiz yapmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu izinsiz yapmıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali izinsiz ağaç kesmekten yargılanıyor.
Alberto insanların evlerine izinsiz girmez.
Yemekhanede izinsiz yanıma oturdu.