Lernen Sie, wie man izleyerek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispiele.
Pokémon izleyerek büyüdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Cumartesi öğleden sonrayı tamamen çok fazla TV izleyerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom TV izleyerek kanepede uzanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece iki saati televizyon izleyerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tüm öğleden sonrayı havaalanında inip kalkan uçakları izleyerek geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yaz bir köprüdeki havai fişek gösterisini izleyerek eğlendik.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin TV izleyerek çok zaman harcıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sayıda insan çocukların TV izleyerek çok fazla zaman harcadıklarını düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyzbol oyunu izleyerek keyf aldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon izleyerek iki saat geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom boş zamanını çoğunu TV izleyerek harcar.
Translate from Türkisch to Englisch
Videolar izleyerek bütün gece yatmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
TV izleyerek çok zaman harcarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün günü TV izleyerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
TV izleyerek çok fazla zaman harcamanı sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom TV izleyerek çok zaman harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
TV izleyerek ne kadar süre harcıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızca filmler izleyerek çok Fransızca öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızca filmleri izleyerek çok Fransızca öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yetişkinler her gün ne kadar süre televizyon izleyerek geçirir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun uyumasını izleyerek Mary'nin yatağının yanında bir koltuğa oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon izleyerek çok vakit harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon izleyerek çok fazla zaman harcama.
Translate from Türkisch to Englisch
Cumartesi öğleden sonrayı TV izleyerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni izleyerek nasıl buldun?
Translate from Türkisch to Englisch
O filmi izleyerek vaktimi boşa harcamamalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom herkesin yemek yemesini izleyerek sadece orada durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u izleyerek çok şey öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar çevrelerindeki yetişkinlerin yaptıklarını izleyerek öğrenirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannemi izleyerek yünü nasıl öreceğimi öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece, saat 02'ye kadar televizyonda Olimpiyat Oyunları izleyerek yatmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukların oynamasını izleyerek eğleniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, TV izleyerek çok fazla zaman harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece kendimi dışarı çıkacak gibi hissetmedim ve bir film izleyerek evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dans eden herkesi izleyerek orada durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Futbol izleyerek büyüdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitabın tavsiyelerini izleyerek, kendimi fakirlikten kurtarabilirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom akşamı çocuklarıyla televizyonda basketbol maçı izleyerek geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom televizyon izleyerek çok zaman harcadı.
Tom bütün gününü televizyon izleyerek geçirdi.
Tüm günü evde televizyon izleyerek geçirdim.
Günü tv izleyerek geçirdim.