Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "japonya"

Lernen Sie, wie man japonya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Burası Japonya.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya çok kâğıt tüketmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ve Güney Kore komşudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bir savaşın patlak verdiği Aralık 1941'de henüz doğmamıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya yüksek teknoloji endüstrisinin lideridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya bir ada ülkesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya güzel manzarasıyla tanınır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz Japonya için dua ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ve Çin pek çok yönden birbirinden farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Japonya tarihine iyice aşina oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Aynı Japonya hakkında da doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Japonya hakkında her şeyi bildiğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Newman sık sık Japonya geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

JST Japonya Standart Zamanı anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya depreme eğilimlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Cinayetlerin sayısı Japonya gibi bir ülkede bile artmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Meg Japonya hakkında her şeyi bilmeye meraklı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya dünyanın yüksek teknoloji endüstrisinin lideri.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Japonya hakkında düzinelerce kitabı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary Japonya etrafında seyahat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya savaşı kazandığını biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya 1905 yılında bir savaşta Rusya'yı yenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya ve Japonya yenildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Mançurya'nın kontrolünü istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Asya'da daha güçlü hale geliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, Kore için herhangi bir Rus tehdidini sona erdirmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Japonya bayrağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben Tokyo, Japonya' lıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, zengin bir ülkedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya petrol ithal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, petrol için Arap ülkelerine güvenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, petrol için Arap ülkelerine bağımlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Doğu Asya'dadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Kanada'dan daha küçüktür.

Japonya Fuji Dağı ile ünlüdür.

Japonya dış ticarete bağlıdır.

Japonya Kanada kadar büyük değildir.

Japonya 1912'den beri Olimpiyatlara atletler gönderiyor.

Hangisi daha büyüktür, Japonya mı yoksa İngiltere mi?

Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.

Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.

Japonya ile ilgili bulabildiğim her kitabı aldım.

Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.

Biz Japonya anayasasına bağlıyız.

Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.

Japonya anayasasını hiç okudun mu?

Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.

Japonya Asya'dadır.

Japonya bir sanayi ülkesidir.

Japonya denince insanların aklına Fuji dağı gelir.

Japonya hakkında çok şey bilmez.

Japonya yoluyla Hindistan'a gitti.

Sana Japonya hakkında daha çok şey anlatacağım.

Japonya gezimizi iptal etmeliyiz.

Yazın Japonya sıcak ve aşırı nemli.

Japonya güçlü bir ulus oldu.

Japonya doğal güzellikleriyle zengindir.

Japonya yüksek bir nüfus yoğunluğuna sahip.

Japonya oldukça gürültülü bir ülkedir.

Japonya çok sayıda iyi fotoğraf makineleri üretir.

Başkan Japonya ziyaretini erteledi.

Kaliforniya yaklaşık Japonya kadar büyüktür.

Bence Japonya çok güvenli bir ülke.

Japonya Kanada ile çok ticaret yapar.

Japonya büyük miktarda petrol ithal eder.

Japonya Kaliforniya'dan portakal ithal eder.

Japonya ve İngiltere ada ülkeleridir.

Japonya Amerika ile çok ticaret yapar.

Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.

Japonya on yıl önce olduğu gibi değil.

Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?

Japonya yurtdışından birçok önemli ham madde ithal eder.

Japonya sürprizlerle dolu.

Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.

Japonya silahlara çok para harcamamalıdır.

Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.

Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.

Japonya Olimpiyatlara kaç kez ev sahipliği yaptı?

Savaş Japonya için önemli bir yenilgiydi.

Japonya ham maddelerinin çoğunu ithal etmek zorunda.

Japonya yurt dışından çeşitli ham maddeleri ithal eder.

Japonya görünüşte içe dönük ve yetersiz uluslararası yapıya sahip olduğundan dolayı sık sık eleştirilmektedir.

1943'te Japonya savaştaydı.

Japonya dört ana adadan oluşur.

Japonya, atom bombalarıyla vurulan tek ülkedir.

Japonya doğal kaynaklar bakımından yoksuldur.

Japonya büyük miktarda ipek ticareti yapardı.

Japonya ve ABD arasındaki arkadaşça ilişkileri sürdürmeliyiz.

Japonya tamamen okyanuslarla çevrili bir ülkedir.

Hangisi daha büyüktür, Japonya mı yoksa Britanya mı?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch