Lernen Sie, wie man köşede in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.
Belediye binası hemen köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza o köşede oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O köşede bir kamu telefonu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede sola dön.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede birisi saklanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O tam köşede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, köşede sola döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
İkinci köşede sağa dön.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede sola döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede oturan adam kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch
Dükkânı köşede bulacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
O köşede bir kitapçı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O köşede bir eczane vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köşede bir postane vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede sola döndük ve kuzeye gittik.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede korkunç bir kaza oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un köşede oturduğunu fark ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabam tam köşede park edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bir köşede oturmak ve ağlamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşede duran üç polisin önünden yürüyerek geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hidrojen, periyodik cetvelde sol üst köşede yer alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Postane tam köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşede duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer doğru hatırlıyorsam bir sonraki köşede sola dönmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben köşede park ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köşede bir fırın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşede oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tam köşede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece tam köşede yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin tek başına köşede oturduğunu fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary sakin bir köşede bir masadalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede 24 saat açık olan küçük bir dükkan var.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede küçük bir grup erkek göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sonraki köşede sağa dön.
Translate from Türkisch to Englisch
Seven insan vazgeçmez; sadece köşede sessizce sabırla bekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada park edemezsin. Ancak, köşede bir park yeri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede büyük bir örümcek ağı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkatli ol. Her köşede gizlenen tehlike var.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede, o sola döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sol üst köşede o "Satılık" diyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sonraki köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sonraki köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Tehlike her köşede pusuda bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede bir hareket sensörü var.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırıncı köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşede parketti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafe hemen köşede.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam köşede beyaz bir bina var.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer doğru hatırlıyorsam, sanırım bir sonraki köşede sola dönmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yalnız başına köşede durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşede gözetledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşede yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs bir sonraki köşede durur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köşede bir tramvay bulabilirsin.
Babamın doğduğu ev tam köşede.
Aracın köşede yavaş yavaş kaybolmasını izledim.
Hemen köşede bir kitapçı var.
Tom tek başına köşede oturuyor.
Sami tek başına köşede oturuyor.
Tom köşede oturuyor.
Fırsat her köşede.
Eğer o köşede durursan, Tom muhtemelen senin burada olduğunu fark etmez bile.
Tom'un evi tam köşede.
Sami köşede duruyordu.
Sami köşede dayanıyordu.
Tom köşede bir masada kendi başına oturuyordu ve bir kitap okuyordu.
Sami hemen köşede oturuyor.
Sami hemen köşede yaşıyor.
Tom hemen köşede oturuyor.
O sadece köşede.
Sami bir köşede oturdu.
Köşe taşı köşede yakışır.
Tom köşede oturdu.
Bir zamanlar köşede bir postane vardı.
Ev sahibi köşede durmuş, ne diyeceğini bilemez bir halde bakıyordu.
Claudio, İsabella'nın köşede durduğunu gördü.
Claudio, İsabella'nın köşede dayandığını gördü.
Köşede boş bir tezgâh duruyor.
Buradan hemen köşede.