Lernen Sie, wie man köşeye in einem Türkisch Satz verwendet. Über 29 handverlesene Beispiele.
Adam köşeye yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun planı bir köşeye atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşeye büyük bir kamyon geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesten önce geldim ve baş köşeye oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir kamyon köşeye vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşeye gitti ve ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu köşeye koyalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşeye yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz köşeye sıkıştırıldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurt sessizce ormana kaymadan önce dikkatle köşeye baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
İki öğrenci köşeye vardıklarında ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir grup isyancı tarafından köşeye sıkıştırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Askerler yüksek bir uçurumun kenarında Tom'u köşeye sıkıştırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kulübün dışındaki kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, köşeye sıkıştırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi bir köşeye itti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşeye sıkışmış bir fare gibi dövüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım kendi kendimizi köşeye sıkıştırdık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşeye sıkıştırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşeye ulaştığınızda, sağa dönün.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami köşeye park etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali kaleciyi ters köşeye yatırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali, Ahmet'in köşeye giden şutunu kornere çeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşeye giden topu Ali son anda kornere tokatladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali vuracakmış gibi yapıp kaleciyi ters köşeye yatırdı ve topu boş filelere gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tamamen köşeye sıkıştığını hissetmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u köşeye sıkıştırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Milli hassasiyetlerimizi tahriş, milli haklarımızı taciz, milli haysiyetimizi tahrip etmek için sürekli tertip ve tezgâh kurgulayan iç ve dış odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak amacıyla menfi ve menfur operasyonlarını devamlı güncellemektedir.
Translate from Türkisch to Englisch