Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "köpek"

Lernen Sie, wie man köpek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Şu köpek elimi ısırmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kedi değil, köpek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, ata benzeyen bir köpek.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek ölüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu küçük bir köpek.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek beyaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek koşmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek keskin bir koku duyusuna sahiptir
Translate from Türkisch to Englisch

Egzersiz, bir köpek için hayatidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek hasta gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizimle Beyaz Saray'a kadar gelecek yeni köpek yavrusunu kazandın.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam benim köpek bakmama izin vermez.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlıktan ve yorgunluktan dolayı köpek sonunda öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek, masanın altındaki kutudaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Havlayan köpek ısırmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek ölüme yakındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek atlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek ayakkabımı yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek topuklarının üzerinde yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek sopayı kokladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek hasta görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek yerine bir kedi bakmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, uzakta bir köpek havlaması duydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bir kedim ve bir köpeğim var. Kedi siyah ve köpek beyazdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir köpek aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir köpek aldı. Ancak, o köpeklere alerjisi vardı, bu yüzden birine vermek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür köpek sadece Japonya'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek kuyruğunu sallayarak, sahibini izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek zincirli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek bir kamyon tarafından çarpıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek keskin bir koku alma duyusuna sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek, kediyi ağacın tepesine kadar kovaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek topu kovaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek karanlıkta görebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek çitin üzerinden bahçeye atladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek bütün gece boyunca havlamayı sürdürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek koşabildiğince hızlı kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek yüzüyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek beni evime kadar izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek yabancılara havlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek geriye doğru yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek bazen tehlikeli bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek sahibinin arkasından gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek sahibinin sesini duyar duymaz, bir ok gibi fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek sahibini zarardan korudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek her gün sahibinin dönüşünü bekledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek renkleri ayırt edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir köpek bir insanın koşabildiğinden daha hızlı koşabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek insanın en iyi arkadaşıdır.

Köpek suyu inceledi.

Köpek hevesle kuyruğunu salladı.

Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.

Köpek, diliyle tabağı yaladı.

Köpek adamı ısırdı.

Köpek adamın yanına oturdu.

Bir köpek sadıktır.

Köpek sadık bir hayvandır.

Köpek direğe zincirlendi.

Bir köpek kokuya duyarlıdır.

Köpek bir ağacın etrafında koştu.

Köpek akıllı bir hayvandır.

Bir köpek bakmanın temel kuralları nelerdir?

Sen bir köpek bakıyorsun, değil mi?

Bu kendi yaptığım bir köpek kulübesidir.

Bacağım o köpek tarafından ısırıldı.

Biz büyük bir köpek besliyoruz.

O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.

Beyaz bir köpek evin dışına fırladığında, o kapıyı henüz açmıştı.

O güne kadar, ben hiç köpek eti yemedim.

Dün amcam bir köpek aldı.

Bundan daha büyük bir köpek yoktur.

Siyah ve beyaz bir köpek beni ısırdı.

Masanın altında bir köpek var.

Köpek beyazdır.

Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli.

Köpek evde.

Bu kedi siyah. Köpek de siyah mı?

Ne büyük bir köpek.

Tom kapıyı açtı ve köpek dışarı koştu.

Bu şimdiye kadar gördüğüm en güçlü köpek.

Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.

Tom Mary'ye onun köpek mamasını nereye koymasını istediğini sordu.

Tom ve Mary, kedi köpek gibi dalaştılar.

Küçük köpek uyumak istiyor.

Tom bir köpek tarafından saldırıya uğradı.

Tom bir köpek havlaması duyduğunu düşündü.

Tom köpek maması yemeği asla denemediğini söylüyor.

Köpek biraz su içti ve gitti.

Ben köpek boku temizlemek istemiyorum.

Tom bütün hayatını köpek balıklarını araştırmaya adadı.

Ben tekrar bir köpek bulundurmamaya karar verdim.

Köpek, ev ödevini yeme konusunda kendini suçlu hissetti.

Postacı o köpek tarafından ısırıldı.

Kapının tam iç tarafında bir köpek buldum.

Köpek bana kapıda havlamayı sürdürdü ve içeri girmemi engelledi.

Neden köpek kötü kokuyor?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch