Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kötüye"

Lernen Sie, wie man kötüye in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.

Kral gücünü kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diktatör ayrıcalıklarını istediği kadar kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom otoritesini kötüye kullanıyor, bu yüzden hiç kimse onu sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benim güvenimi kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, güvenimizi kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrıcalığı kötüye kullanmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Görevini kötüye kullanmaktan çekinmez.
Translate from Türkisch to Englisch

İş daha da kötüye gitmeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava daha da kötüye gidiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Güvenimi kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Politikacı güvenimizi kötüye kullandığı için özür dileme zahmetinde bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ya yanlış bir şey yaparsam, işler daha kötüye giderse, bunları da düşünmemiz lazım, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen benim güvenimi kötüye kullandın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu daha kötüye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha kötüye gidiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen güvenimi kötüye kullandın.
Translate from Türkisch to Englisch

İşlerin bu kadar kötüye gideceğine dair hiçbir fikrim yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkolün kötüye kullanımı genç insanlar arasında ciddi bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch

En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.
Translate from Türkisch to Englisch

Nezaketini kötüye kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şefin, otoritesini kötüye kullanmayı sevdiğini söyledik.
Translate from Türkisch to Englisch

Kral, nüfuzunu kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Otoriteni kötüye kullanıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sağlığı bir süredir kötüye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu öğleden sonra hava kötüye gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu vali, yetkisini kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Durumun daha kötüye gitmediği ortada.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, en son altı ay önce gördüğünden beri, annesinin ne kadar kötüye gittiğini görmekten şok olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kötüye işaret mi?
Translate from Türkisch to Englisch

İşler kötüye gitmeden gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bulunduğumuz durumu kötüye kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Durumun daha da kötüye gitmemesini umalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kötüye işaret.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi sadece kötüye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey kötüye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Her kişi, ayrıcalıklarını kötüye kullanma gücüne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz düzeni kötüye kullanmıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gücün kötüye kullanılmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom görevi kötüye kullandığını reddetti.

Bu otoriteyi kötüye kullanmadır.

İşler daha iyiye gidiyor, daha kötüye değil.

Bu ürünü kötüye kullanma.

Korkarım ki işler kötüye gitmeye başlayacak.

Durum herhangi bir anda kötüye gidebilir.

O, kamu fonlarını kötüye kullandığı için tutuklandı.

Her şey sürekli kötüye gidiyor.

Tom'un durum kötüye gitmektedir.

Hava kötüye çeviriyor.

Göçmenler, Avrupa'nın konukseverliğini kötüye kullanıyorlar.

Şu andan itibaren işler kötüye doğru gidecek.

Durumun kötüye gitmesinden korkuyorum.

Bu TV dizisindeki polis, otoritesini kötüye kullanan kötü bir polis gibi görünüyor.

İşler aniden kötüye gitmeye başladı.

Neden Japonya, kirliliğin bu kadar kötüye gitmesine izin verdi?

İşlerin bu kadar kötüye gitmesine nasıl izin verebildiler?

Alkolü kötüye kullanma kampüste ciddi bir sorundur.

Ben sadece kötüye gidiyor olduğunu görebiliyorum.

Kendimi hep duygusal olarak kötüye kullanılmış hissettim.

Güçlerini kötüye kullananları memnuniyetle karşılamıyorum.

İşlerin daha iyi olacağını umuyorduk, ama olduğu gibi, kötüye gidiyorlar.

Kötülük yöntemden gelmez ama onu kötüye kullanandan gelir.

Seninle ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bir problem varsa, çözülmeli. Pazar gününü az kalsın polisi arayarak ve kapıyı kırarak sonlandırıyorduk. Komşuların bunu kapamayacaktır, bir dahaki sefer polisi arayacaklar. İşlerin böyle kötüye gitmesine izin verme. Ayrıca dediler ki sen deliymişsin ve bir volkanın üzerindeymiş gibi yaşıyorlarmış.

Biliyorum, daha da kötüye gidiyor.

Tom daha da kötüye gidiyor, değil mi?

İşler kötüye gitti.

Daha kötüye gitmesi mümkün değil.

Aslında ilaçlar AIDS hastalığını tedavi edememesine rağmen koşulların kötüye gitmesini durduruyor.

Kral otoritesini kötüye kullandı.

Ali görevi kötüye kullanmaktan yargılanıyor.

Beteri olduğunda kötüye iyi denir.

Durum her kış kötüye gidiyor.

O andan itibaren işler daha da kötüye gitti.

Durumun daha da kötüye gideceğini sanmıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch