Lernen Sie, wie man kül in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Atmosferde volkanik kül var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir ateş bütün kasabayı kül haline getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kül tablasını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın tüm binayı yakıp kül etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün köy yangın tarafından yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kül tablasına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün köy yanıp kül oldu
Translate from Türkisch to Englisch
On ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın on evi yakıp kül etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Otel yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Volkanik kül şehri kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangından sonra, sadece kül kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski ev yanarak kül haline geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kül tablan var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ev, içindeki her şeyle birlikte kül olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kül rengi bir tavşan ortaya çıktı ve ben yaklaşır yaklaşmaz zıplayıp tekrar ormana doğru koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evi yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O büyük yangında düzinelerce ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu civarda tüm evler yangında yanıp kül olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evini yakıp kül eden yangını kimin başlattığını bulmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evi 2013'te yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamp ateşi yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Volkanlar kül ve lav püskürttü.
Translate from Türkisch to Englisch
Güney İtalyan adası Sicilya büyük bir duman ve kül bulutuyla kaplandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın yakıp kül etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Volkanik kül, hava ulaşımını kesintiye uğrattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kül tablasını boşalt, içi izmarit dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Okulumuz yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Zümrüt kül kurdu Kuzey Amerika genelinde yüz milyondan daha fazla kül ağacını daha öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın kentin doğusundaki dört tane evi yakıp kül etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey yanıp kül oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim ahır yanıp kül olduktan sonra şimdi ayı görebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mangalda kül bırakmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktorum bana bir fincana işememi söyledi ama karıştırdım ve onun kül tablasına işedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birdenbire ahır yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın evi yanıp kül oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların evi yangında yanıp kül oldu.
Evimiz yanıp kül oldu.
Sami'nin evi yanıp kül oldu.
Ona kül yutturamazsın.
Zamanın kendini tüketmekten başka hiçbir işlevi yoktur. Kül bırakmadan yanar.
Bana kül yutturabileceğini mi sanıyorsun?
Özür dilerim. Kül kadar değerim yoktu ama kendimi ateş sandım.
Onlarca ev kül oldu veya hasar gördü.
Volkanik kül bulutu hava trafiğini felç etti.
Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Orada bir kül tablası var.