Lernen Sie, wie man kürek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 52 handverlesene Beispiele.
Bütün gün boşa kürek salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, uzakta kürek çeken bir teknenin görüntüsünü gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary onları son gördüğümde nehrin aşağısına doğru bir kanoda kürek çekiyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar nehrin yukarısına doğru kürek çektiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehirdeki akıma karşı kürek çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Nöbetleşe kürek çekelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek çekmek için göle gittik.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Botta kürek çeken kız kuzenimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kürek çekmeyi durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kürek getir!
Translate from Türkisch to Englisch
Boşa kürek sallıyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
O kürek otuz dolara mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm için akıntıya kürek çekmeniz umurumda değil ama keşke bir karar verseniz.
Translate from Türkisch to Englisch
O kürek otuz dolar.
Translate from Türkisch to Englisch
İhtiyacım olan bir kürek.
Translate from Türkisch to Englisch
O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek çekmeye devam edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kamyondan bir kürek çıkardı ve kürümeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Boşa kürek çekme.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırayla kürek çekelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm tekneler kürek ile donatılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom akıntıya kürek çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Boşa kürek çekiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom'a doğum günü için bir kürek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim gelinime söyle; kürek, balta, testere, tüm araç-gereçleri yığsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genellikle tek başına kürek çekmeye gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom bir kürek alması gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir kürek almak gerektiğini söylediğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek çekmeye gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bir kürek uzattı ve kazmaya başlamamı söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve ben bir sandal kiraladık ve kürek çekmeye gittik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kürek çekmeyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek çekmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Kim göl kıyısında ki otlara ve bitkilere sevinir? Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Kim gölün etrafında sık sık bisiklet sürer veya pedal çevirir? Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıntıya kürek çekilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Boşa kürek çekmekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kürek çek.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Ben. Kim göl kıyısındaki otlara ve bitkilere sevinir? Ben. Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Ben. Kim gölün etrafında sık sık yürüyüş yapar veya pedal çevirir? Ben. Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Ben. Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Biraz ben kürek çekeyim.
Tom kanosuyla akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı.
Artık işi oluruna bırakacağım. Akıntıya karşı kürek çekmekten yoruldum.
Neden teknede sıra ile kürek çekmiyoruz?
Ali'nin yaptığı boşa kürek çekmek.
Ali boşa kürek çekiyor.