Lernen Sie, wie man kırıp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Kalabalık kontrolden çıktı ve parmaklıkları kırıp geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir daha benim kalbimi kırıp beni üzersen seni affetmem hakkımı da helal etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Deprem her şeyi kırıp döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabanın camını kırıp çantayı aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, genişlemeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, yayılmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali soğanı yumruğuyla kırıp cücüğünü yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biden sonrası tren rota kırıp Çin'e doğru yola çıkacak mı göreceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çapulcular bütün camları kırıp çöp konteynerlerini devirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişeyi kırıp silaha çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali çomar bir aileden gelse de kabuğunu kırıp kendini yetiştirebilmiş biri. Ama yine de bazen aslına rücu ettiği oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch