Lernen Sie, wie man kıran in einem Türkisch Satz verwendet. Über 65 handverlesene Beispiele.
Devenin belini kıran son saman çöpüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün camı kıran Tom idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün camı kıran kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran Jack miydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran taşı bana göster.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün camı kıran oydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün camı kıran kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bence onu kıran sensin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kıran benim kalbimi kırmış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen pencereyi kıran kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün pencereyi kıran Jack'tı.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişi ben değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişi Tom olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişi muhtemelen Tom olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini kıran nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom vazoyu kıran kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün camı kıran Jack'ti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kalbimi kıran ilk arkadaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kalbimi kıran ilk çocuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen ve ben her ikimizde camı kıran kişinin sen olduğunu biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım camı kıran Tom olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran kişinin sen olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran çocuk Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pencereyi kıran kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran kişi Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Vazoyu kıran o.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pencereyi kıran kişi olmadığını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kalp kıran bir hikaye!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pencere camını kıran kişi olduğunu kabul etmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun camı kıran adam olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişinin Tom olduğunu herkes biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran kişi Tom değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün pencereyi kıran bendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu camı kıran Tom olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ot kıran insanlara zarar vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran kişiyi tanıyor musun
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran kişi Tom muydu?
Translate from Türkisch to Englisch
O pencereyi kıran kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pencereyi kıran kişi ben değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencere camını kıran bu çocuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
"Pencereyi kıran Tom'du." "Anlaşıldı. O çok dikkatsiz."
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Camı kıran Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Vazoyu kıran kişi Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom vazoyu kıran kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence pencereyi kıran kişi Tom mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereyi kıran kişinin Tom olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün pencereyi kıran Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Vazoyu kıran kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ligin zirvesinde kıran kırana bir rekabet yaşanıyor.
Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş.
Tom pencereyi kıran kişi değil.
Pencereyi kıran Tom'du.
Gündüzün köküne kıran mı girdi?
Ali kıran baş kesen misin sen?
Pencereyi kıran benim.
Dün pencereyi kıran oydu.
Dün camı kıran o.
Kıran kırana bir maç oldu.
Onu kıran ben değildim.
"Pencereyi kıran Tom'muş." "Doğrudur. Çok dikkatsiz biridir o."