Lernen Sie, wie man kısacası in einem Türkisch Satz verwendet. Über 23 handverlesene Beispiele.
Kısacası, sorumluluğu kabul etmeliydin.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, borçlarını ödemeden toz oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, o yanılıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası ona güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, ben katılmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, yaşam kısadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, o şirket için çalışmanı istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, Sherlock yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası toplantı vakit kaybıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, tüm çabalarımız boşa gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi kötü hissettim ve hastaneye gittim ama kısacası önemli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantı, kısacası, zaman kaybıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası bu işi seviyorduk, severek yapıyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, ben aynı fikirde değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, çok dürüsttü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, çok para kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, parti müthişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, misafirler ve gezginler arasında bir fark vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, hatalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, hata yapmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısacası, ilişkimiz bozuldu.
Translate from Türkisch to Englisch