Lernen Sie, wie man kaba in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.
Translate from Türkisch to Englisch
Dennis'in kaba davranışları yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaba kuvvet kullanırsan savaş başlatırsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Memur kaba davranışları gerekçesiyle görevden alındı .
Translate from Türkisch to Englisch
Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaba kumaş çocuğun nazik cildini incitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaba olmamasına rağmen, çok nazik değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun annesine karşı çok kaba olduğu için, Tom Mary'den özür dilemeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kaba ve iğrençti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu öyle kaba şekilde söylemek zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar kaba olmak zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oğlunun kaba davranışı için özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba bir davranışı var.
Translate from Türkisch to Englisch
O kaba bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kaba bir yanıt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kaba bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle kaba olduğum için özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Jackson, kaba bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba tavrından hoşlanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin çok kaba olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba cevabından dolayı, o kızdı ve onun yüzüne tokat attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye öyle kaba şeyler söylememeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba davranışları var.
Translate from Türkisch to Englisch
İz başta kaba görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse kaba satıcıları sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba davranışı beni kızdırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kaba davrandığım için pişmanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaba satıcıya kaşlarını çattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerinde olsam, böyle kaba bir şey yapmazdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvar kaba taşlardan yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların kaba davranışı beni kızdırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba davranışı tarafından rencide edildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Size kaba davrandığı için pişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye kaba davrandığı için pişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kaba kahverengi deriden yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch
O kaba fakat yine de onu severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kaba davrandığım için utanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kaba davranışına göz yumamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona böylesine kaba şeyler söylememelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana artık kaba davranmamak için söz verdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kaba davrandığın için özür dilemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kaba davrandığı için pişmanlık hissetti.
Onun kaba davranışına katlanma sorunum var.
Kaba olmayın.
Ne kaba bir adam!
Kaba bir tahminde bulunun.
Beni çok kaba şekilde yargılama.
Tom çok kaba.
Bu kadar kaba olmayın.
O çok kaba.
Bu gerçekten kaba.
Bazarov inadından vazgeçerek aşkını itiraf ediyor fakat Odintsova tarafından kaba bir biçimde reddediliyor.
Kaba olmak istemiyorum.
Kaba davranmayı sevmiyorum.
Kaba bir insan olduğum için özür dilerim.
Sizi üzdüm ve kaba davrandım özür dilerim.
Tom kaba.
O kaba, kibirli ve cahil.
Çok kaba bir insansın.
Bu kaba olur.
İnsanlar çok kaba olabilirler.
Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.
Tom kaba bir çocukluk geçirdi.
O kaba adama nasıl tahammül edebiliyorsun?
Hakkımda aptal ve kaba diye söylemler duyuyorum, doğru mu?
Çok kaba olmak zorunda değilsin.
Tom'un kaba olduğunu düşünüyorum.
Bence Tom kaba.
Bu müşteriler çok kaba.
Kaba olma!
Kaba dili nedeniyle yanlış anlaşıldı.
Tom çok kaba, değil mi?
Tom'un kaba davranışı, çocukları korkuttu.
Tom kaba, değil mi?
Tom sana karşı kaba davranmaktan pişmanlık duyduğunu söylüyor.
Ona çok kaba davranıyorsun.
Tom kaba bir adamdır.
Tom'a karşı bu kadar kaba olmamalıydım.
Keşke Tom'a karşı her zaman bu kadar kaba olmasan.
Bu kadar kaba olmamalıydım.
Ona kaba mı davrandın?
Ona kaba davrandın mı?
Bu kaba bir oyun.
Bu kaba bir mahalle.
Sen hiç insanlara karşı kaba olmamayı denedin mi?
Tom kaba olmak istemedi.
Onun neden bu kadar kaba olduğunu merak ediyorum.
İnsanlar seni hiç kaba olmakla suçlar mı?
Onlara karşı kaba olmak istemiyorum.
Ona karşı kaba olmak istemiyorum.
Tom kaba değildir.
Bu kaba bir tahmin.
Tom'un bütçesi çok fazla kaba tahmin içeriyordu.
Kız kardeşine karşı çok kaba olduğum için üzgünüm.