Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kabak"

Lernen Sie, wie man kabak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 50 handverlesene Beispiele.

Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne büyük bir kabak!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kabak böreğini sevip sevmediğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak bir lastiğim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiğ kabak yemek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen bazı şeyleri kabak gibi açık yapmanız gerekmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz kabak turtası ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak tadı veren açıklamalarını başka biri için sakla.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak çorbasını sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iş kabak tadı verdi artık.
Translate from Türkisch to Englisch

Karpuz kabak çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl kabak ektin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben her gün kabak yemekten gerçekten bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kabak kavun gibi kokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek yapmadan önce, tereyağlı kabak kavun gibi kokar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kabak gibi ortadaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hafta geçtikten sonra, Tom'un misafirliği iyice kabak tadı vermişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak gibi ortada.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak pudingi yiyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yabani havuç, kabak, havuç, bezelye ve tatlı patates nişastalı sebzeler olarak kabul edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük ahmak büyük bir kabak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kabak asmasından patlıcan almazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kabak oyma yarışmasını kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kabak çorbası içmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

"Akşam yemeğinde ne yedin?" "Izgara karides ve pirinç erişte üzerinde sarımsak soslu fırında pişmiş kabak."
Translate from Türkisch to Englisch

Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak benim başıma patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dikkat et, kabak senin başında patlamasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kel yanında kabak anılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak Ali'nin başına patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak başıma patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali kabak kafalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak yetiştiriyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak Ali'ye patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak bir yaz sebzesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak yeşildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Kızarmış kabak lezzetliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Her gün kabak yemekten bıktım usandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Patlıcan ile kabak arasındaki farkı biliyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Ablamız pazardan patlıcan, patates, kabak ve Çin lahanası aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali'nin yanındaki kabak kafa kim?
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey kabak gibi ortada.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabak gibi ortada kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış politikada yumuşak gücünü sert gücünün kapasitesinin üstünde kullanmaya kalkarsan kabak gibi ortada kalırsın.

Translate from Türkisch to Englisch