Lernen Sie, wie man kabuğu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Tom bir muz kabuğu üstünde kaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Huş ağacının beyaz bir kabuğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Huş ağaçlarının beyaz kabuğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pizzanın ince bir kabuğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ağacın kabuğu çok sert.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir salyangozun kabuğu şeklen spiraldir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Chelsea'de deniz kabuğu satıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Elimde olan şey fosil bir deniz kabuğu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kötü tarak kabuğu yedikten sonra acil servise götürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Elektron kabuğu doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yumurta kabuğu kolayca kırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sahilde bir deniz kabuğu bulmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeye gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurta kabuğu zarının eklemler için faydalı olduğu söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Portakalın kabuğu içinden daha yoğun C vitamini içeriyormuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Temel yolda yürürken birkaç metre ilerisinde muz kabuğu görünce "Eyvah gene düşeceğiz da!" demiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ilginç görünümlü kabuğu sahilde buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Deniz kabuğu koleksiyonum var.
Translate from Türkisch to Englisch