Lernen Sie, wie man kader in einem Türkisch Satz verwendet. Über 49 handverlesene Beispiele.
Kader benim lehine döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bana gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kötü bir kader bekliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader mahkûmu muyum?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şans elde ederek bir kader yaratacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakirlik sence kader mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kader yanımızda değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Işıyan tavana az az yerleşir gölge, el çapraz, ayak çapraz, çapraz kader de.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader deyip geçelim mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bazen acımasızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Talih işte, kader benden yanaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader işte.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bana sıkı bir ders öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bana acımasız bir ders verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader ona karşı döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader kurbanlarına yardım etmek önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıl temiz ise kader iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bazen zalimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Olduğu kadar, olmadığı kader.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader kartları karıştırır ve biz oynarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader şansa bırakılmayacak kadar ciddidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader genellikle beklenmeyeni gönderir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader kartları karıştırır; biz oynarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader iki kişinin birbirini aramadan bulmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader olmalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader bizi bir araya getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader onun nedenleri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatına kimin gireceğine kader karar verir, ama kimin kalacağına sen karar verirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ve daha kötü gidemez diye düşündüğünde, kader sana bodruma giden yeni bir kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader, gel bir yanıma otur da hayatımla ilgili biraz sohbet edelim seninle, benim çünkü birkaç fikrim var daha!
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen kader yüzüne güler ve harika bir insanı hayatına yollar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader olmayınca kadir bilinmez.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir eşe sahip olma konusunda kader onun yüzüne güldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader böyleydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bir kader mahkûmu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader kitabında öleceğin gün de yazılıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen kader, keder olur. Bazen de keder, kader olur. İnsan bunu anlarsa rahmet, anlamazsa heder olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık bu kesinlikle kader maçı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Hapiste kendi gibi kader mahkûmu çok iyi bir dost edindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader gayrete âşıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahpe kader.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader kartlarını açmadan feleğe elini gösterme.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yıllardır kader birliği ettiğim bir dostumdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'yle kader ortağıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Coğrafya kader, Ortadoğu kederdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hapiste kime sorsan hepsi kader mahkûmu olduğunu iddia eder, gerçekten suçlu olduğunu söyleyene pek rastlayamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kader gayrete âşıkmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u acımasız bir kader bekliyordu.