Lernen Sie, wie man kafa in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için kafa kafaya vermek zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerli Amerikalılar düşmanlarının kafa derisini yüzdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kafa derisi çok kaşınıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün kafa dağıttık.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çek o boktan ellerini üzerimden, seni göt kafa!
Translate from Türkisch to Englisch
Kafa mı buluyorsun benimle?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kafa karışıklığı büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna çok kafa yormaktayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna biraz kafa yoruyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna epey kafa yoruyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Epey kafa patlatıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sözleri kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kafa karıştırıcı olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kayakçı br kafa tramvası yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sinir bozucu ve kafa karıştırıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey kafa karıştırıcı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle kafa mı buluyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunlarla meşgul olduğunuz zaman, kafa dağınıklığına düşersiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafa nereye, biz oraya.
Translate from Türkisch to Englisch
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen benimle kafa mı buluyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oldukça kafa karıştırıcı olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kafa karıştırıcı olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kafa karıştırıcı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten mi! Dostum, benimle kafa mı buluyorsun sen?
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu senin için kafa karıştırıcı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle kafa buluyorsun değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kırmızı bir kafa bandı giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Önemli bir kafa travması geçirmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatıdan kafa üstü düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hepsi çok kafa karıştırıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu kafa karıştırıcı gramer sorusunu anlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat kafa karıştırıcı şeylerle dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ciddi kafa travması yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hepsi biraz kafa karıştırıcı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Boş kafa ağır bir yüktür.
Uluslararası oteldeki misafirler sık sık kafa sallar ve gülümser.
O kafa karıştırıcı.
O kafa karıştırıcı görünüyor.
Hatırlayabilmek için kafa yoruyorum.
Kafa dağıtmak istiyorum.
O kafa karıştırıcı, değil mi?
Bu kafa karıştırıcı olabilir.
Kime kafa tutuyorsun?
Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.
Bu senin için kafa karıştırıcı olmalı.
Bu kesinlikle kafa karıştırıcı.
Ben hiçbir türde kafa bandı kullanmadım.
Bu kafa karıştırıcı olur.
Korece, öğrenilmesi kafa karıştıran bir dil, değil mi?
Bu biraz kafa karıştırıcı.
Bunların hepsi çok kafa karıştırıcı.
Hiç de kafa karıştırıcı değildi.
O kafa karıştırıcı bir zamandı.
Çocukken kafa üstü düşmüştün.
Koku duygusu kaybı bir kafa travması nedeniyle oldu.
O çok kafa karıştırıcıydı.
Boş kafa şeytanın işyeridir.
Tom ve Mary birbirine kafa salladı.
Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.
Tom'un açıklaması çok kafa karıştırıcıydı.
Kafa bütün duyuların koltuğudur.
Benimle kafa buluyorsun.
Bu sinir bozucu ve kafa karıştırıcı.
O ilk başta kafa karıştırıcı olabilir.
Kafa biti için kontrol edelim.
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.
Tom ve Mary kasten birbirine kafa salladı.
Dört boyutlu uzay, kafa karıştırıcıdır.
Tom soruna bir çözüm için kafa patlatıyor.
Senin kafa salladığını görüyorum.
Bu bir kafa derisi hastalığı.
Biz bu karara kafa yorduk.
Biz buna aylardır kafa yorduk.
Biz buna kafa yorduk.
Başka bir gerçek üzerine de kafa yoruyorum.
Raporlar kafa karıştırıcıydı.
Klişeler kafa karıştırıcı ve yanıltıcıdır.
Leyla, Sami'ye biraz kafa tutmaya çalıştı.
Tom'un açıklaması kafa karıştırıcıydı.
Sami, Leyla'ya kafa karıştırıcı bir soru sordu.
Günlerce kafa patlattım buna.
Fazla kafa yormadım buna.
Bir tartışmada ona kimse kafa tutamaz.
Onların açıklamaları kafa karıştırıcı.
Bu konuları bir bütün olarak ele alma. Hepsine ayrı ayrı kafa yorman gerekiyor.