Lernen Sie, wie man kafaya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 23 handverlesene Beispiele.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için kafa kafaya vermek zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Omuzlarının üzerinde iyi bir kafaya sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük sorunları kafaya takmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer çekici bir kişiliğe sahip olmak istiyorsanız, omuzlarınızda iyi bir kafaya sahip olmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünden itibaren kendimden başkasını kafaya takmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen kafaya takmamak iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kafaya takmaya ne gerek var?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kafaya kendi açtığı kurşun yarasından öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali kafaya çıkarken takım arkadaşıyla çarpışıp yere yığıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu kafaya bir türlü ulaşamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafaya gelen bu kroşe onu nakavt etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Otla bu kafaya ulaşılmaz. Sentetik kafası bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava topuna yükselen Ali kendi takım arkadaşıyla kafa kafaya çarpıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'yle kafa kafaya verip sorunu çözdük.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafaya bir şeyi taktığında yapana kadar rahat durmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafa kafaya verip bu işi çözmenin bir yolunu bulalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koyunca "Suyumu bulandırdın." dermiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm kafaya alınan bir darbe kaynaklıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne diye bunu böyle kafaya takıyorsun ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Kafaya takma.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz fazla kafaya takıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch