Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kahraman"

Lernen Sie, wie man kahraman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Batman hakkında bilmeniz gereken şey, onun süper kahraman olmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ona bir "kahraman" dedik ama o bize ihanet etti.
Translate from Türkisch to Englisch

George, savaştan bir kahraman olarak savaş evine geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kahraman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi bir kahraman olarak görmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onu bir kahraman olarak görüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

O ulusal bir kahraman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dewey birdenbire bir kahraman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun zaferi onu bir kahraman yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman kötü adam oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun bir kahraman olduğuna inanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ona bir kahraman olarak tapıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir ulusal kahraman gözüyle bakıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kahraman.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir kahraman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir kahraman değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O duyulmamış bir kahraman.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kahraman olmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir kahraman olduğunu düşünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir adam her zaman kahraman olamaz, ama her zaman adam olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman olma.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kahraman.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülke onun için mücadele edecek çok sayıda kahraman olduğu için özgürlerin ülkesi olarak kalmaya devam edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman bir kahraman olmak imkansızdır ama her zaman bir erkek kalabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Galaksinin Yay ve Kahraman kolları binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman olmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok eski filmlerde kahraman her zaman ölen biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hikayede kahraman da kötü adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçek kahraman.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm erkekler suçlu olabilirler, eğer kışkırtılırlarsa; tüm erkekler kahraman olabilirler, eğer ilham verilirse.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kahraman değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman erkek ve beyaz, yalnız geliyor, ailesi yok, ailesinden hiç söz etmiyor ve annesi ölmüş.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

New York Post gazetesine göre Putin’in 3 yıl ömrü kaldı. Putin, ülkesinin sınırlarını genişleterek, öldüğünde bir kahraman olarak anılmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi bir kahraman olmaya çalışma.
Translate from Türkisch to Englisch

Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, arkadaşının hayatını kurtardığı için bir kahraman olarak kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kahraman olmayı hayal etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir kahraman olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Zafer onu kahraman yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bir kahraman değil, yalancının tekisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bir kahraman değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahraman, kitabın sonunda öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kahraman olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçek bir kahraman.

O bir kahraman olmayı hayal etti.

Mary kahraman olmak istiyor.

Bütün kahraman filmlerinin yabancıların olmasından bıktım.

Kahraman ırkıma bir gül.

Tom bir kahraman olarak öldü.

En sevdiğin süper kahraman kim?

Zafer sayesinde o bir kahraman oldu.

O maskeli bir kahraman; ona güvenebiliriz.

Ölü bir kahraman olmaktansa canlı bir korkak olmak daha iyidir.

Hollywood süper kahraman filmlerinin büyük bir hayranı değilim.

Bana bir kahraman göster ve ben sana bir trajedi yazacağım.

Bir kahraman olmaya çalışma.

Tom kahraman değil.

Benim en sevdiğim kahraman Herkül.

Bir kahraman senin içinde yatıyor.

Bir süper kahraman olmak istiyorum.

Bir kahraman gibi hissetmiyorum.

Tom benim için bir kahraman gibi görünüyor.

O bir kahraman olarak kabul edildi.

O bir süper kahraman değil.

Ben kahraman olmaya çalışmıyordum.

Tom memleketinde bir kahraman oldu.

Oğlunuz boşuna ölmedi. O bir kahraman olarak öldü.

Her erkek bir kahraman olamaz.

Çocuk süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.

Kız süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.

Kendisinin bir kahraman olduğuna inanır.

Tom bir kahraman olmak istiyor.

Tom ulusal bir kahraman oldu.

Ne tür bir insan soykırıma hayranlık duyar ve ona bir kahraman der?

Bu serüven onu kahraman yaptı.

Kahraman köpek bebeği ateşten kurtardı.

Kahraman nihayetinde kötü bilim adamını yendi.

Oğlun bir kahraman.

Senin oğlun bir kahraman.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Supermen'dir.

Mary'nin en sevdiği süper kahraman Sincap Kız'dır.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Batman'dır.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Örümcek Adam'dır.

Tom bir kahraman olarak görülüyordu.

Tom bir kahraman mı yoksa hain mi?

Polis, Tom'a bir kahraman demişti.

Tom kahraman olmaya çalışmadı.

Tom bir kahraman mı yoksa bir hain mi?

Tom bir kahraman değildi.

Tom bir kahraman olmak istedi.

Tom bir kahraman olmak istemedi.

Sami bir kahraman gibiydi.

Sami, Ferit'in bir kahraman olduğunu düşünüyor.

Sami, yaptığı şey nedeniyle Ferit'in bir kahraman olduğunu düşünüyor.

Kendimi bir kahraman olarak görmüyorum.

Tom bir kahraman gibi hissetmediğini söyledi.

Tom kendisini kahraman gibi hissetmediğini söyledi.

Onlar, Tom'u bir kahraman olarak görüyorlardı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch