Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalın"

Lernen Sie, wie man kalın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hoşça kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalın!
Translate from Türkisch to Englisch

Almancada nasıl "hoşça kalın" denir?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir hafta içinde bu kalın kitabı okumayı bitiremem.
Translate from Türkisch to Englisch

Hatta kalın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdı
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahın ilk ışıklarına kadar benimle birlikte kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalın bir palto arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buz üzerinde yürümek için yeteri kadar kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

O kalın kafalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Buz çok kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen ayakta kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tahta ne kadar kalın?
Translate from Türkisch to Englisch

O kalın kitabı okudun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

O, kalın gözlük takar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalın bir boynu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sessiz kalın ve dinlenin.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha uzun kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarına kadar hoşça kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Birdenbire, kalın bulutlar güneşi sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalın bir palto ve eldivenler giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Zemin kalın bir halı ile kaplıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kasaba halkı kalın biftek yemekten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hat şimdi meşgul. Lütfen hatta kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Buz bizim ağırlığımızı taşıyacak kadar kalın değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir süre kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Temasta kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağ tarafta kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalın bir cekete ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen hatta kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

"Hoşça kalın." bile demeden evden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayaklarını sıcak tutmak için kalın çoraplar giymelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bağlantıda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeği için kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalın ve izleyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen oturmuş biçimde kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tetikte kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Uyanık kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Oturmuş olarak kalın lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Odanızda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabalarınızda kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlerinizde kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kalın giysi getirmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kalın bıyığı uzatmak uzun zamanımı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha kalın bir palto giymesi gerektiğini hemen fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalın gözlükler takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçını tıraş edersen, tekrar daha kalın uzayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

İşaretim için beklemede kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kalın yün çoraplar bacaklarınızı sıcak tutacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Dikkatli olun, ne acele edin, ne de geç kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Pozitif kalın.
Translate from Türkisch to Englisch

Size ihanet etmedim bunu o kalın kafana sok!

Soğuğa karşı kalın bir ceket giyiyordu.

Tom kalın gözlük takıyor.

Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.

"Size hoşça kalın deme vaktidir." dedi birdenbire.

Kalın bir palto giymeni tavsiye ediyorum.

Onun ne kadar kalın olduğunu nasıl biliyorsun?

Romanesk tarzı yarımküre şeklindeki tonozlar, sütunlar, kemerli pencereler,geniş düz yüzeyler,kalın,savunmaya uygun duvarlar ve masif bloklu şekillerle karakterize edilir.

Bağlantıda kalın

Hoşça kalın!

Akşam yemeği için kalın.

Bir an için sessiz kalın.

Bir an burada kalın.

Bir an orada kalın.

Kalın sis vadiyi kapladı.

Bize yakın kalın.

Onlara yakın kalın.

Ona yakın kalın.

Hattın sonuna kadar trende kalın.

Tom, Mary'ye kalın gri bir zarf verdi.

Daha kalın giyinmen gerekmez mi?

O, piyanoyu çalarken sessiz kalın.

Siz çocuklar burada kalın.

Bu kumaş çok kalın.

Parmaklarım bu eldivenlere sığmayacak kadar kalın.

Kalın sis uçağın kalkmasını engelledi.

Kalın sis, uçağı kalkıştan alıkoydu.

O kadar kalın bir kitabı kim okuyacak?

Hamur hâlâ biraz kalın.

O , kısa, yaşlı, kalın gözlüklü bir adamdı.

Sessiz kalın ve uyanık olun.

Yerde kalın yoksa bir serseri kurşunla vurulabilirsiniz.

Lütfen istediğiniz kadar uzun kalın.

Gemi, kalın sisle kaplı, şafakta yola çıktı.

Eğer mümkünse evde kalın!

Tom, Mary'nin ne kadar kalın kafalı olduğuna inanamıyor.

Sağlıcakla kalın.

Kalın sis her şeyi gizledi.

Üşüttün mü canım, ben demedim mi sana kalın giyin diye?

Birlikte kalın.

Odaklı kalın.

Tom kalın kafalı.

Bunun dışında kalın.

Siz ikiniz burada kalın.

Siz arkadaşlar burada kalın.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch