Lernen Sie, wie man kalbe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Biz, birbirlerimizle kalp-kalbe bir konuşma yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch
Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O taştan bir kalbe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Viral enfeksiyona dikkat edilmezse kalbe zarar verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir kalbe sahip olmaya ve diğerlerine karşı nazik olmaya inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir kalbe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalp kalbe karşıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık bir kalbe ihtiyacım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç olmak, hesaplayan bir akla ve hesaplamayan bir kalbe sahip olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kelebek bir kalbe: „Nerede huzur bulabilirim?“ diye sormuştu. Kalp: „Kendi içinde,“ diye cevap vermişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un komşusu iyi bir kalbe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir kalbe, kuru mizah ve cesur düşüncelere sahip kadınlara dikkat edin. Onlar her şeyden daha çok bağımlılık yapıyorlar!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi bir kalbe sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami iyi bir kalbe sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami iyi bir kalbe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Acı çekmek büyük bir zekâ ve duyarlı bir kalbe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbe dokunmasını biliyorlar, ama kırarak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalp kalbe karşıdır derler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yeni bir kalbe ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch