Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalbini"

Lernen Sie, wie man kalbini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.

Haber onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kalbini kırmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece kalbini izle.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların kalbini kırarak değil kalbini kazanarak onları motive edersin.
Translate from Türkisch to Englisch

Benden yaşlı insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Benden genç insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O kalbini kırdığım insanların kalbini kazanmadan ölürsem mutsuz ölmüş olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sizin yardımınızla değil kendim bir insanın kalbini kazanmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kıran benim kalbimi kırmış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kırdım ve onu ağlattım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kalbini kazanmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanıyorum Tom'un kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda onun kalbini kazandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini dinle.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini kırıyor muyum?
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım onun kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin bu taş kalbini kim yumuşatabilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini aç.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini kıran nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kalbini kırmak istemediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini aç ve bana her şeyi anlat.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona kalbini açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağlamaklı melodi onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ham kişi başkalarını suçlayarak kendini kıymete bindirmeye çalışır, olgun kimse de başkalarının hatasını kalbini kırmadan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kırdın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kırdınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece aşk kalbini kırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini aç; güzel aşk cümleleri yaz!
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onun kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onların kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben asla onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hiç onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biri hiç senin kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Biri senin kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kalbini kırmamaya dikkat et.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbini dinle çünkü o asla yalan söylemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Şarap insanın kalbini mutlu eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen onun kalbini kazandın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yerliler onun kalbini yediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kıracağımı biliyordum ama hiç şansım yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

En güzel zafer, birinin kalbini kazanmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Böylece onun kalbini kazanmada başarılı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kalbini eritti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kalbini yumuşattı.

Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.

Yalan bir ölümcül hastaya kalbini vermeye çalışan bir doktor tarafından söylendiği zaman affedilebilir.

Tom'un ölümü Mary'nin kalbini kırdı.

Onun kalbini kırma.

Onun sözleri onun kalbini kırdı.

Leyla kalbini ve ruhunu işine adadı.

Mükemmel suç işleyelim: Ben senin kalbini çalacağım ve sen benimkini çalacaksın.

Hayatta kazanmak istiyorsan o zaman kalbini dinle!

Onun kalbini feth etme şansı yok.

Onun kalbini kazanma şansı yok.

Sami, Leyla'nın kalbini daha hızlı attırdı.

Kim kalbini kırdı?

Tom'un kalbini kırdın.

Tom'un kalbini kırmışsın.

Kalbini kırarım.

Kalbini kırmak istemiyorum.

Allah Sami'nin kalbini İslam'a ısındırdı.

Sami kalbini İslam'a adamaya karar verdi.

Tom, Mary'nin kalbini tekrar kazanmaya çalışıyor.

Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden ikisini de harcayın gitsin.

Birinin kalbini kırdığında bunu nasıl telafi etmeye çalışırsın?

Bir daha kapıma gelme, kalbini kırarım.

Kalbini kim kırdı?

Elias'ın tereddüt ettiği anda Sandra onu öptü ve kalbini kazandı.

Kalbindeki yangını sökemiyorsan kalbini sök.

Onun kalbini kim çaldı?

Kalbini koru.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch