Lernen Sie, wie man kalbini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.
Haber onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin kalbini kırmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece kalbini izle.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanların kalbini kırarak değil kalbini kazanarak onları motive edersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Benden yaşlı insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benden genç insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O kalbini kırdığım insanların kalbini kazanmadan ölürsem mutsuz ölmüş olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sizin yardımınızla değil kendim bir insanın kalbini kazanmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kıran benim kalbimi kırmış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kırdım ve onu ağlattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin kalbini kazanmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanıyorum Tom'un kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda onun kalbini kazandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini dinle.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini kırıyor muyum?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım onun kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin bu taş kalbini kim yumuşatabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini aç.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini kıran nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kalbini kırmak istemediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini aç ve bana her şeyi anlat.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona kalbini açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağlamaklı melodi onun kalbini kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ham kişi başkalarını suçlayarak kendini kıymete bindirmeye çalışır, olgun kimse de başkalarının hatasını kalbini kırmadan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kırdın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kırdınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece aşk kalbini kırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini aç; güzel aşk cümleleri yaz!
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onların kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben asla onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiç onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri hiç senin kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Biri senin kalbini kırdı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kalbini kırmamaya dikkat et.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbini dinle çünkü o asla yalan söylemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Şarap insanın kalbini mutlu eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen onun kalbini kazandın.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerliler onun kalbini yediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kalbini kıracağımı biliyordum ama hiç şansım yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
En güzel zafer, birinin kalbini kazanmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylece onun kalbini kazanmada başarılı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kalbini eritti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kalbini yumuşattı.
Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.
Yalan bir ölümcül hastaya kalbini vermeye çalışan bir doktor tarafından söylendiği zaman affedilebilir.
Tom'un ölümü Mary'nin kalbini kırdı.
Onun kalbini kırma.
Onun sözleri onun kalbini kırdı.
Leyla kalbini ve ruhunu işine adadı.
Mükemmel suç işleyelim: Ben senin kalbini çalacağım ve sen benimkini çalacaksın.
Hayatta kazanmak istiyorsan o zaman kalbini dinle!
Onun kalbini feth etme şansı yok.
Onun kalbini kazanma şansı yok.
Sami, Leyla'nın kalbini daha hızlı attırdı.
Kim kalbini kırdı?
Tom'un kalbini kırdın.
Tom'un kalbini kırmışsın.
Kalbini kırarım.
Kalbini kırmak istemiyorum.
Allah Sami'nin kalbini İslam'a ısındırdı.
Sami kalbini İslam'a adamaya karar verdi.
Tom, Mary'nin kalbini tekrar kazanmaya çalışıyor.
Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden ikisini de harcayın gitsin.
Birinin kalbini kırdığında bunu nasıl telafi etmeye çalışırsın?
Bir daha kapıma gelme, kalbini kırarım.
Kalbini kim kırdı?
Elias'ın tereddüt ettiği anda Sandra onu öptü ve kalbini kazandı.
Kalbindeki yangını sökemiyorsan kalbini sök.
Onun kalbini kim çaldı?
Kalbini koru.