Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalkmak"

Lernen Sie, wie man kalkmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Erken kalkmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak onun alışkanlığıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabah erken kalkmak sağlığın için faydalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların bir ideali sabahları kalkmak için bir sebepleri yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalkmak için çok erken.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak çok iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak sağlık için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah erken kalkmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok erken kalkmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalasef her sabah erken kalkmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın erken kalkmak zorundayız-biz pikniğe gidiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Amy ayağa kalkmak için çaba sarf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu kadar erken kalkmak zorunda değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, yarın erken kalkmak zorunda değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O kalkmak için çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom erken kalkmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalkmak için vakit çok erken.
Translate from Türkisch to Englisch

O derhal kalkmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kalkmak üzeredir.
Translate from Türkisch to Englisch

7:30'a kadar kalkmak zorunda olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğuk sabahlarda erkenden kalkmak bana zor gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak Paris için kalkmak üzere.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kalkmak üzereydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem yataktan kalkmak gerektiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için altıdan önce kalkmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın erken kalkmak zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah erken kalkmak zorunda mıyız?
Translate from Türkisch to Englisch

Ayağa kalkmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün sabah erkenden kalkmak zorunda mıydınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu izlemek için planlanandan daha erken kalkmak zorunda kalabilirim ya da gelecek çarşambaya kadar bir şansım olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şekilde kalkmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Her halükârda kalkmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken kalkmak zorundayım, hatta pazar günleri bile.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren kalkmak üzere. Acele et.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mandırada çalışıyorken inekleri sağmaya gitmek için her sabah saat beşte kalkmak zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken yatıp kalkmak sağlık ve görünümün için çok yararlıdır.

Yarın erken kalkmak zorundayım.

Tom bu sabah erken kalkmak zorunda kaldı.

Şafak vaktinde kalkmak için erken yattık.

Yarın bu kadar erken kalkmak zorunda değilsin.

Tom yataktan kalkmak istedi ama kalkamadı.

Bu sabah çok erken kalkmak zorunda kaldım.

Hiç kimse masadan kalkmak istemedi.

Yarın sabah erken kalkmak zorundayız.

Sen kalkmak zorundasın.

Tom, kalkmak zorundasın.

Kalkmak ve dans etmek istiyorum.

Çocuklarım erken kalkmak için acınacak halde samimi çabalar gösterirler.

Yatmak sözcüğü kalkmak sözcüğünün karşıt anlamlısıdır.

Sabahları erken kalkmak zor.

Sadece canım kalkmak istemiyordu.

Tom yarın çok erken kalkmak zorunda değil.

Yarın sabah elimden geldiği kadar erken kalkmak zorundayım.

Yarın oldukça erken kalkmak zorundayım.

Yarın sabah çok erken kalkmak zorundayım.

Tom erken kalkmak zorunda değil.

Ben kalkmak istemiyorum.

Tom genellikle kalktığı kadar bugün erken kalkmak zorunda değildi.

Yarın erken kalkmak zorundasın. Neden yatmıyorsun?

Tom önceden kalktığı kadar erken kalkmak zorunda değildi.

Canım kalkmak istemiyor.

Yerinden kalkmak istemeyebilirsin.

Sabahleyin erken kalkmak iyidir.

Ayağa kalkmak için zahmet etmeyin.

Maalesef her sabah erken kalkmak zorundayım.

Ona kalkmak zorunda olduğunu söyle.

Saat altıda kalkmak zorundayım.

Yataktan kalkmak için hâlâ çok güçsüzüm.

Hiç söylemeye gerek yok, erken kalkmak önemlidir.

Tom yataktan kalkmak için çok hastaydı.

Onlara kahvaltı yapmak için erken kalkmak istedim.

Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.

Ben gerçekten uykudan geç kalkmak istiyorum.

Yataktan kalkmak istemedim.

Erken kalkmak eğlencelidir.

Oturursam, korkarım ki kalkmak istemezdim.

Bugün bir yere gitmek istemiyorum. Dışarısı soğuk ve yarın erken kalkmak zorundayım.

Sabah 6.00'da kalkmak ilk başta zordu, ama şimdi buna alıştım.

Bu sabah uyandığımda yataktan kalkmak istemedim.

Bu sabah canım yataktan kalkmak istemedim.

Fadıl sabah erken kalkmak zorundaydı.

Erken kalkmak zorunda olduğum için erkenden yatağa gidiyorum.

Şafak vakti kalkmak için erkenden yattık.

Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorundaydı.

Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorunda.

Tom yarın erken kalkmak zorunda.

Yarın sabah saat kaçta kalkmak zorundasın.

Tom şimdi eskisinden çok daha erken kalkmak zorunda.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch