Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalmış"

Lernen Sie, wie man kalmış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İş için kimi seçeceğine karar vermek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iş için başvuruda bulunmak size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapılacağı size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarım kalmış işten nefret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu madde, asite maruz kalmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim beş dakika geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kararı vermek size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat on dakika geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom donanmada kalmış olmayı dilemeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, fikrini ifade etmede geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün toplantıya geç kalmış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Fiyat sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Karar vermek size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yapmak sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O tamamen sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Karar vermek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Seçim tamamen size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatimi ayarlamalıyım. Geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapacağına karar vermek size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Cebimde kalmış para bulmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Geç kalmış sayılmazsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda karar vermek size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapacağına karar vermek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Alıp almamak size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

İsterseniz gidebilirsiniz, size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışıp çalışmamak size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Gidip gitmemek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitmek isteyip istemediğinize karar vermek size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Seçim size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Kol saatim geri kalmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence ikimize kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki Tom'un kalmış biraz şekeri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla ne yapacağınız size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlarla ne yapacağınız size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tamamen Tom'a kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O Tom'a kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi onlara kalmış bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bize kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sana ve bana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şimdi size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sana kalmış, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tamamen size kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Şişenin dibinde kalmış biraz su vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen saati ayarlar mısınız. Geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Mademki yetişkinsin, ne yapacağına karar vermek sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Şişede kalmış biraz şarap var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben söyleyeceğimi söyledim, şimdi gerisi sana kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir zaman hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız.

Tom muhtemelen Boston'da kalmış olabilir.

Bu tamamen sana kalmış.

Sana geç kalmış mutlu bir doğum günü diliyorum.

Tren geç kalmış gibi görünüyor.

Şimdi bana kalmış.

O onlara kalmış.

O ona kalmış.

O onlara kalmış, bana değil.

O tamamen onlara kalmış.

Bir adamın 11 tane koyunu varsa ve onların 9'u öldüyse geriye kaç tane koyunu kalmış olur?

Çok fazla kalmış elma yok.

Bu Tom'a kalmış, bana değil.

Yemeği nerede yediğimiz umurumda değil. Bu tamamen sana kalmış.

O seni öldürmek ya da yaşamana izin vermek bana kalmış!

Tom ağzı açık kalmış görünüyordu.

Boş zamanınızı nasıl geçireceğiniz size kalmış.

O öfkeden nefes nefes kalmış.

Üzülerek söylüyorum ki bu karar bize kalmış bir şey değil.

Tom bir şeyi yarım kalmış bırakmayı sevmiyor.

Karar sana kalmış ama ben ikinci seçeneği öneririm.

Bunu yapmak bize kalmış.

Tom'un arabası bir hizmet için geç kalmış.

Mary'nin yapması gereken şeyi yaptığından emin olmak Tom'a kalmış.

Yirmi dokuz yıldır Çernobil'de radyasyona maruz kalmış tilkiler artık insanlardan korkmuyor ve onların ellerinden yemeye hazırlar.

Bu size kalmış değil.

Şimdi Tom'a kalmış.

Tom'un bunu yapmadığından emin olmak bize kalmış.

En kötü ihtimalle sadece otuz dakika geç kalmış olacaksın.

Ruslar Donetsk'i Ukraynalılara geri verdiğinde, orada ayakta kalmış tek bir bina olmayacak.

Bardağın dibinde kalmış biraz şarap var.

Yarım kalmış işleri sevmiyorum.

İlgilenmem gereken yarım kalmış işler var.

O saat geri kalmış.

Marika neden Japonlara bu kadar hayran kalmış?

Bu tünelin çökmeyeceğinden emin olmak mühendislere kalmış.

ıssız bir sahilde mahsur kalmış harap bir gemi

Tom geçmişte saplanıp kalmış.

Rosenfelderler geç kalmış olabilirler.

Tom nerede kalmış olabilir?

Son karar öğrencilere kalmış.

Son söz öğrencilere kalmış.

Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.

Eğer varsa, şişede kalmış biraz şarap var.

Tom'a yazmak ya da yazmamak size kalmış.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch