Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalmadı"

Lernen Sie, wie man kalmadı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sana buraya daha erken gelmemiz gerektiğini söyledim. Şimdi oturmak için hiç yer kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Parmaklarınızla yemek yemek sadece yüzyıllar boyu devam etmekle kalmadı, aynı zamanda bazı alimler onun tekrar popüler olabileceğine inanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kaldığı oteldeki servisten memnun kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar genellikle uzun kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un çok fazla zamanı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bütün ekmeği yedi, bu yüzden hiç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Robert toplantı için henüz geç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Paramız kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç tuz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suyumuz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Salata yağı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yiyeceğimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O eşya kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse hiç param kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana bir yalancı demekten geri kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların neredeyse hiç zamanı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fakat şimdi benim için bir şey kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Demlikte neredeyse hiç kahve kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalesef hiçbir şeyimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Buzdolabında hiçbir şey kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ekmeğimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Okula asla geç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O geldi, ama uzun kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Buzdolabında et kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalesef hiç kahve kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Takeshi geldi ama uzun kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Odada hiç mobilya kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha önce işe hiç geç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Para kutusunda hiç para kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Takeshi gelmesine geldi ama uzun kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse geç kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç yiyecek kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç süt kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başka bahanen kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O sözüne bağlı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Afet sonrasında adada hiç su kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazla zamanım kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşündüm de ,daha fazla kahvemiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O hiçbir şekilde hoşnut kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom uzun süre kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un beti benzi kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yazacak bir şeyim kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamanın kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seçeneğimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şekerimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yapılacak başka hiçbir şey kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızgınlığım kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fişeğimiz kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Size olan saygım kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse ülkemde kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Söyleyecek bir şeyim kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hayattan fazla bir beklentisi kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gücüm kalmadı yaşamaya.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabalamaya gücüm kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir şey için mecalim kalmadı.

Motivasyonum ve umudum kalmadı.

Öfkem ve sinirim kalmadı.

Yiyecek bir şey kalmadı.

Çok fazla kağıt kalmadı.

Tom, Mary' yi dinlemek zorunda kalmadı.

Utancım kalmadı ama önceden hata yapmaktan korkuyordum.

Yapılacak hiçbir şey kalmadı.

Bugün yapılması gereken hiçbir şey kalmadı.

Tartışacak bir şey kalmadı.

Fazla zaman kalmadı.

Tom okula hiç geç kalmadı.

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı.

Eşkıyanın bastığı köyde taş üstünde taş kalmadı.

Bilet kalmadı.

Neyse, pek vakit kalmadı.

Bunu artık duymayan kalmadı.

Hiç ümit kalmadı.

O kadar çok vaktim kalmadı.

Burada bizden başka kimse kalmadı.

Artık dayanacak gücümüz kalmadı.

Fazla seçeneğin kalmadı.

Bu işin tadı tuzu kalmadı.

Üzgünüm, bende hiç kalmadı.

Tom çok uzun süre Boston'da kalmadı.

Tom uzun süre orada kalmadı.

Tom Boston'da çok uzun süre kalmadı.

Tek bir öğrenci geç kalmadı.

Öğrencilerden hiçbiri okula geç kalmadı.

Şişede çok meyve suyu kalmadı.

Yapacak hiçbir şey kalmadı gibi görünüyordu.

Söyleyecek bir şey kalmadı!

Tom asla para hakkında endişelenmek zorunda kalmadı.

Tom'un hiç parası kalmadı.

O zaman buna ihtiyacımız kalmadı.

Hiç benzinimiz kalmadı.

Hiçbir şey kalmadı.

Hakkında konuşacak bir şeyimiz kalmadı.

Hakkında konuşacak bir şey kalmadı.

Söylenecek bir şey kalmadı.

İçecek bir şey kalmadı.

Kaybedecek bir şeyimiz kalmadı.

Söyleyecek bir şey kalmadı.

Yapacak bir şey kalmadı.

Bir şey kalmadı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch