Lernen Sie, wie man kalmamış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Hiç para kalmamış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sabrı kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkarım ki, hiç kahve kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Yiyecek hiçbir şey kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun eski halinden eser kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Okula hiç geç kalmamış olmaktan gurur duyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin lisedeki masum hali kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Of, dolma kalemimde hiç mürekkep kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Dolayısıyla o tartışmanın hiçbir anlamı kalmamış oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İçinde insanlığın zerresi kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlarda mahremiyet kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom memnun kalmamış görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benzininiz kalmamış gibi görünüyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Pişirebileceğimiz hiçbir şey kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Brendi hiç kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar bir best seller olan bu kitabın artık baskısı kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun takati kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gücü kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dünya Süleyman'a bile kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya Süleyman'a bile kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Akbilimde bakiye kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
İstanbulkart'ımda bakiye kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim aklımda öyle kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ekmek sepetinde hiç ekmek kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde yiyecek kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde içecek kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde tuvalet kâğıdı kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Cüzdanımda para kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Boyamız kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dünya Sultan Süleyman'a kalmamış, sana mı kalacak?
Translate from Türkisch to Englisch
Yiyecek bir şey kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bankamatikte para kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kahve kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç portakal suyu kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kaldığım kadar uzun süre kalmamış olmalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşayacak fazla zamanım kalmamış gibi hissetmiyorum!
Translate from Türkisch to Englisch
Onun artık enerjisi kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun artık takati kalmamış.
Translate from Türkisch to Englisch