Lernen Sie, wie man kalsın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.
Üstü kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Üstü kalsın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu aramızda kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, o rüşvet nedeniyle görevden alındı .
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, onunla ilgili fikrin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, onun patronuyla başı belada.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, o bir homo gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, onun oldukça aptal olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, o oldukça aptaldır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, onun bir metresi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, bizim patronun aptal olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, Tom'un fikri bana pek cazip gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Konu aramızda kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
İster gitsin ister kalsın umurumda değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konu aramızda kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Üstü kalsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Sır olarak kalsın, tamam mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hasta olduğu aramızda sır olarak kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar aç kalsın olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, onun başaracağını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir tek Allah'a can borcum kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencereler açık mı kalsın, kapalı mı kalsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Seni affettim bu sana yaşadığın sürece vicdan azabı olarak kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
O soysuz kalsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Sende kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Söyle inanıp inanmamak bana kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece aramızda kalsın, o benim kız arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, Lisa, biz biliyoruz ki sözün kısası Nick'le ben yapamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdilik konu kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuştuklarımız aramızda kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bırak geçmişte kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşyalarım sende kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, John'un fikri pek ilgimi çekmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O orada kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom az kalsın ölüyordu o kazada.
Translate from Türkisch to Englisch
Az kalsın Tom'un söylediklerine inanıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, o bir yalancı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oraya az kalsın zamanında varamıyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom evde kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Az kalsın elimden bir kaza çıkacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tayland'a giderken az kalsın uçağımı kaçırıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana söyleyeyim, aramızda kalsın, Fadıl Dania'ya aşık.
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bir problem varsa, çözülmeli. Pazar gününü az kalsın polisi arayarak ve kapıyı kırarak sonlandırıyorduk. Komşuların bunu kapamayacaktır, bir dahaki sefer polisi arayacaklar. İşlerin böyle kötüye gitmesine izin verme. Ayrıca dediler ki sen deliymişsin ve bir volkanın üzerindeymiş gibi yaşıyorlarmış.
"Üstü kalsın." "Teşekkürler."
Tom istediği kadar burada kalsın.
Az kalsın Tom'la çarpışıyordum.
Tom küvette ayağı kayınca az kalsın çömleği kırıyordu.
Bu kadarıyla kalsın.
Şimdilik böyle kalsın.
Adamlık sende kalsın.
İnsanlık sende kalsın.
Büyüklük sende kalsın.
Laf aramızda kalsın.
Sağ ol, kalsın.
Sağ ol, ama kalsın.
Yanlardan al, üstler kalsın.
Az kalsın kanıyordum.
Aramızda kalsın, onun fikri pek hoşuma gitmedi.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.
Az kalsın bir kamyonun altında kalıyordum.
Teklif için teşekkürler, ama kalsın.
Sana Tom ile ilgili söylediklerim lütfen aramızda kalsın.
Tom hakkında söylediklerim sadece kendi aramızda kalsın.
Sana bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalsın.
İstiyorsan sende kalsın.
Ali'nin yaptığı "çamur at, izi kalsın" mantığı.
Ali az kalsın postu deldiriyordu.
Herkes kendi yerlerinde kalsın!
Paran kendinde kalsın, benim alasım yok.
Kalsın o don ıslak.
Ucuz kurtuldum. Hoca beni kopya çekerken az kalsın yakalıyordu. Neyse ki kopya kâğıdını sıranın altına gizlemiştim.
Bunu yaptığında beni az kalsın kalpten götürecektin.
Hep aklınızda kalsın.
Rastgelelik arama motorunda arama yaparken ön sayfalarda çıkan spam sitelerden bilgisayara az kalsın virüs girecekmiş.
Bırak kalsın.
Az kalsın düşüyorlardı.