Lernen Sie, wie man kanaat in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
O kamptaki mülteciler bir aydır kıt kanaat geçinmektedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kıt kanaat geçinmeye çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem kıt kanaat geçinmekte sorun yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kıt kanaat geçinmekte zorlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçinmek için Tom eskisinden daha çok çalışmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kıt kanaat geçiniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O kıt kanaat geçiniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçiniyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kıt kanaat geçinebiliyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçinebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat yaşamaktan usandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Aza kanaat etmeyen hiçbir şeye kanaat etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Aptal olmadığına kanaat getirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık kıt kanaat geçinmek zorunda olmayacakları zamanı dört gözle bekliyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kıt kanaat geçinirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O kıt kanaat geçiniyor ve asla bir kuruş biriktirmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir kuruş biriktirmeden kıt kanaat yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimimi kıt kanaat sağlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
En büyük nimet sağlık, en büyük zenginlik kanaat, en büyük bağ da vefadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O yoksul aile her ay kıt kanaat geçiniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Markku ve Liisa kıt kanaat geçinecek kadar yeterli miktara sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçiniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece kıt kanaat geçinmeye çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ülkede bir sürü çocuk kıt kanaat geçinir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıt kanaat geçinmeye çabalıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kıt kanaat geçiniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanaat gibi devlet olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali matematikten kanaat notuyla geçti.
Translate from Türkisch to Englisch