Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kanada"

Lernen Sie, wie man kanada in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mutlu Kanada Günü!
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ile komşudur.
Translate from Türkisch to Englisch

ABD, Kanada ile komşudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Birleşik Devletler, Kanada ile komşudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada, Amerika'nın kuzey tarafındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Birleşik Devletler, Kanada ile sınırdaştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada için yaptığın her şey için teşekkür ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

2. Mayıs 2011, Kanada Federal Seçimlerinin tarihi: oy vermeye gitmeyi unutmayın!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir Kanada vatandaşı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Kanada kadar büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Kanada ile çok ticaret yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen nisan ayında Kanada genelinde bir gezi yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada gezi için harika bir yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya Kanada kadar soğuk mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada Amerika Birleşik Devletlerinin kuzeyindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada ile ilişkiler doğru ve iyi kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada bir cennet değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir Kanada vatandaşı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O zamandan beri Kanada ve İran arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada Amerika Birleşik Devletlerinin sınır komşusu olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleriyle sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri ile bir sınır paylaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri sınırları boyunca yerleşmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kökeninden dolayı, Kanada İngilizcesi hem Amerikan hem de İngiliz İngilizcesi ile ilgili özelliklere sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada ne kadar soğuk?
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir Kanada şirketi için çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada milli marşının metni önce Fransızca olarak yazıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada Kuzey Amerika'da yer almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ev, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırda yer almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Haskell Ücretsiz Kütüphane ve Opera Binası, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırında inşa edilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

300,000'den daha fazla kişi Kanada Günü törenine katılmak için yağmur ve soğuğa göğüs gerdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı Kanada topraklarında neredeyse hiç insan yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada harika!
Translate from Türkisch to Englisch

Kanada iyi buğday üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir Kanada vatandaşı olmak istedi.

Tom'un bir Kanada pasaportu var.

O eski bir Kanada geleneğidir.

Bu eski bir Kanada geleneğidir.

Meksika; Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra, Kuzey Amerika'daki en büyük üçüncü ülkedir.

Tom Kanada sınırını geçti.

2016'da yayınlanan bir çalışmaya göre, Almanya dünyadaki en iyi ülkedir ve Kanada ikinci en iyi ülkedir.

Kanada bir İskandinav ülkesidir.

Kanada, buz hokeyinin anavatanıdır.

Kanada büyükelçiliği nerede?

Kanada, Japonya'dan daha büyüktür.

Kanada işsizlik oranı 2015 yılının Ekim ayında yüzde 7 idi.

Mary bir Kanada vatandaşı.

Tom Kanada sınırından 10 mil uzakta yaşıyor.

Sadece ikinci turda Komünist Partisi, işçi sınıfının söyledi: "sağ kanada oy vermeyin".

Sen bir Kanada vatandaşı mısın?

Kanada çok soğuk bir ülke.

Tom bir Kanada vatandaşı mı?

Kanada geniş bir ülkedir.

Kanada adı "köy" veya "yerleşim" anlamına gelen Iroquoian dilindeki "kanata" sözcüğünden gelir.

Kanada soğuk bir iklime sahiptir.

O, Kanada hükümetinin akredite temsilcisidir.

Bu bir Kanada bayrağıdır.

Japonya'nın Kanada ile çok ticareti var.

Kanada, ABD'ye komşu bir ülkedir.

Kanada devlet radyosunu seviyorum.

O dün Kanada için yola çıktı.

Kanada, Avrupa Birliği ile bir ticaret anlaşması imzaladı.

Kanada demokrasi için bir modeldir.

Suç, Park Caddesi'ndeki I. Kanada Bankası'nda saat 2.30'da meydana geldi.

Kanada mutfağı korkunçtur.

Kanada mutfağı berbattır.

Tom, Avustralya'da Kanada hükümetine casusluk ederken yakalandı.

Güzellik ürünlerini Kanada domuzları üzerinde test ettiler.

"Üzgünüm" dedi ve Kanada bayrağına faşist selamı verdi.

Alman Die Welt gazetesi, Kanada Başbakanı Justin Trudeau'yu " yaşayan en seksi politikacı" olarak nitelendirdi.

Montana, Kanada ile sınırdaştır.

Bir Kanada doları 0.73 ABD dolarına eşittir.

Sen bir Kanada vatandaşı değil misin?

Tom bir Kanada gitaristidir.

Sami küçük bir Kanada kasabasında yaşıyor.

Bir Kanada pasaportum var.

Tom 2013 yılında bir Kanada vatandaşı oldu.

Sen bir Kanada vatandaşsın, değil mi?

Kanada, Pyeongchang Olimpiyatlarına 225 sporcu gönderecek.

Teknik direktör ikinci yarı Ali'yi sağ kanada çekti.

Ali sol kanada deplase oldu.

Ali atağın yönünü sağ kanada çevirdi.

Kanada vatandaşılar.

Kanada vatandaşı değiller.

Onlar Kanada uyruklu mu?

Kanada uyruklu değiller mi?

"Milliyetin ne?" "Kanada."

"Uyruğunuz ne?" "Kanada."

"Uyrukları ne?" "Kanada."

"Uyruğu ne?" "Kanada."

"Anne-babanın uyruğu ne?" "Kanada."

"Anne-babasının uyruğu ne?" "Kanada."

"Anne-babanızın uyruğu ne?" "Kanada."

"Anne-babamızın uyruğu ne?" "Kanada."

"Anne-babalarının uyruğu ne?" "Kanada."

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch