Lernen Sie, wie man kapıdan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, yataktan dışarı fırladı, bazı giysiler giyiverdi, kahvaltı yaptı ve on dakika içinde kapıdan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Posta taşıyıcı postaları kapıdan kapıya dağıtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom içeriye arka kapıdan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu kapıdan dışarı itti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kapıdan içeri girdiğinde o, onu aramak üzereydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk arka kapıdan girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefon çaldığında kapıdan yeni girmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arka kapıdan odaya girdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs hangi numaralı kapıdan kalkıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Garsonun kapıdan geldiğini gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön kapıdan içeri girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçenlerde bir arkadaşımın evinin yanında durduğumda, ön kapıdan çıkan arkadaşım değil fakat kocasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tomoko mutlu şekilde kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom anahtarı kapıdan çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom az önce yanlış kapıdan geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalye kapıdan uzak.
Translate from Türkisch to Englisch
Unutulmuş bir kilidi kapıdan alır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
O, arabayı öyle bir şekilde yerleştirdi ki onun arka kapıdan geldiğini göremedim, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıdan fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilet göstermeden kapıdan geçen bir bayan gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom malzemesini aldı ve kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tel örgülü kapıdan mutfağa baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön kapıdan eve girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tekrar kapıdan içeriye yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer o kapıdan çıkarsam, beni vurur musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsız eve bu kapıdan girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıdan dışarıya yöneldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakındaki kapıdan girin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kalktı ve kapıdan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana veda etti ve kapıdan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıdan uzak durun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıdan dışarıya doğru geri yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıdan uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece kapıdan içeriye girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arka kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön kapıdan girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön kapıdan geldi.
Tom cam kapıdan bakıyor.
Tom kapıdan çıktı.
Tek giriş ön kapıdan mı?
O kapıdan çıktı ve asla geri dönmedi.
Kapıdan kovsan bacadan girer.
Tom kapıdan dışarıya baktı.
O kapıdan uzak dur.
Gözünü kapıdan ayırma.
Tom ve Mary John'un kapıdan çıkışını izledi.
Ön kapıdan geldim.
Tom aceleyle kapıdan çıktı.
Müzeye yanlış kapıdan girdim. Daha dikkatli olmalıydım.
Tom kapıdan Mary'yi izledi.
Tom arka kapıdan girdi.
Bu kapıdan mutfağa erişebilirsin.
Tom kapıdan çıkar çıkmaz, Mary ağlamaya başladı.
Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve kapıdan çıktı.
Tom'un hangi kapıdan geleceğinden emin olamayız.
Piyano o kapıdan geçmeyecek.
Araba bir kapıdan geçti.
Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.
Ben kapıdan girdiğimde bana bir not uzatıldı.
Biri kapıdan sana sesleniyor.
Tom ön kapıdan ayrıldı.
O, kapıdan içeri girdi.
Tom döner kapıdan otel lobisine yürüdü.
Tom kapıdan tam zamanında girdi.
Tom aceleyle giyindi ve kapıdan dışarı koştu.
Tom arka kapıdan çıktı.
Turuncu kapıdan geç.
Tom ve Mary arka kapıdan girdi.
John kapıdan girdiğinde Tom ve Mary öğle yemeği yiyordu.
Kapıdan daha öteye gitmedi.
Tom mümkün olduğu kadar kapıdan uzak oturdu.
Tom kapıdan geriye çekildi.
Hırsız bu kapıdan eve erişim sağladı.
Tom kapıdan grubu izledi.
Arka kapıdan çıkalım.
O, kapıdan çıkmadan önce ceketini düğmeledi.
Tom hoşça kal dedi ve sonra ön kapıdan çıktı.
Kapıdan uzaklaş.
Bir bayanın biletini göstermeden kapıdan girdiğini gördüm.
Tom ön kapıdan daldı.
O ön kapıdan çıktığında otobüs köşeden geliyordu.
Tom kapıdan dışarı eğildi.
Kilitli kapıdan nasıl geçtiğin benim için bir bilmece.
Mary kapıdan çıkarken Tom izledi.
O, kapıdan aceleyle çıktı ve anahtarı yanlışlıkla evde unuttu.
Tom kapıdan içeri girdi.
Tom Mary'yi kapıdan dışarı itti.
O, kapıdan içeri girdiğinde kalbim daha hızlı atmaya başladı.
Garip bir kişi aniden kapıdan girdi.
Tom kapıdan girmek için başını eğmek zorunda kaldı.