Lernen Sie, wie man kapıyı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Kapıyı kapatın, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz kapıyı aç!
Translate from Türkisch to Englisch
O, kapıyı kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kapalı tut.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen kapıyı kapat.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kapıyı açma lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Odaya girmeden önce kapıyı tıklat.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kapat.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen kapıyı kapamayı unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan kapıyı kapatmasını istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Para her kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çıkarken kapıyı kapat.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kapatacak kadar nazik ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı açık bıraktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kapatın, lütfen!
Translate from Türkisch to Englisch
Biri kapıyı çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri kapıyı açık bırakmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin kapıyı çaldığını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Birisi yüksek sesle kapıyı çalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı kilitli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom açık kapıyı itti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana kapıyı kapatmamı emretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat beşte kapıyı kapatırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan kapıyı kapamasını rica ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı açtığında TV dan başka açık bir şeyi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Karısı onun için kapıyı açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyaz bir köpek evin dışına fırladığında, o kapıyı henüz açmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı açma.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalp çarpıntısıyla, o kapıyı açtı
Translate from Türkisch to Englisch
Tren duruncaya kadar kapıyı açmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitle.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı sürgülemeyi unutmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım, biri kapıyı çalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Giderken kapıyı kapat.
Translate from Türkisch to Englisch
Baştan sona kapıyı beyaza boyadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı biraz aç!
Translate from Türkisch to Englisch
John kapıyı çaldığında Tom ve Mary akşam yemeği için oturmak üzerelerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı açtı ve köpek dışarı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
O tekrar tekrar kapıyı çaldı, ama cevap yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
John kapıyı boyamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un odasına girmeden önce her zaman kapıyı çalmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahrolası kapıyı kapa!
Translate from Türkisch to Englisch
Kahrolası kapıyı kapa.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı kapatmak için itti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı açtığında, o, Mary'nin orada altılı bir paket ve bir pizza ile orada durduğunu gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.
Tom kapıyı denedi, fakat o kilitliydi.
Mary'nin çalma fırsatı olmadan Tom kapıyı açtı.
Lütfen kapıyı sessizce kapat.
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.
Tom kapıyı kilitledi.
O, kapıyı açtı.
Tom Mary'nin kapıyı açmasını engellemeye çalıştı.
Oğluma kapıyı tamir ettirdim.
Tom kapıyı Mary'nin yüzüne çarptı.
Tom kapıyı kapattı ve kilitledi.
Tom kapıyı açmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.
Tom dairesine girdikten sonra kapıyı kilitledi.
Tom ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Ben kapıyı açamıyorum. Anahtarın var mı?
Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.
Tom kapıyı kapadı ve onu kilitledi.
Elleri dolu olduğu için, Tom kapıyı diziyle iterek açtı.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.
Dün gece kapıyı açık bırakan sen miydin?
Kapıyı kilitle.
Tom kapıyı kilitlemeyi neredeyse unutuyordu.
1853'te Perry Japonya'nın kapıyı Amerika'ya açmasını istedi.
Mary sessizce kapıyı kapattı.
Brian kapıyı açık bıraktı.
John kapıyı açık bıraktı.
Kapıyı kapatabilir misin?
Tom kapıyı çalmadan odaya girdi.
Tom sessizce kapıyı kapattı ve parmak uçlarına basarak odaya girdi.
Tom kedinin kapıyı tırmaladığını duyabiliyordu.
Tom bütün yol boyunca kapıyı kapattıramadı.
Kapıyı tutun.
Kapıyı kilitleyin.
Kapıyı çal.
Kapıyı iterek açın.
Kapıyı açık tutun.
Kapıyı açmayın.
Kapıyı çarpmayın.
O kapıyı kilitledi.
Kapıyı kilitli tutun.
Ben kapıyı açık tuttum.
Ben kapıyı açık bıraktım.
Kapıyı aç, lütfen.
Kapıyı kapat, lütfen.
Kapıyı açık bırakmayın.
Lütfen kapıyı kapatın.
Kapıyı açar mısın?
Kapıyı kim açık bıraktı?