Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kapalı"

Lernen Sie, wie man kapalı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kapıyı kapalı tut.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı müzik dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun üç gün boyunca bilinci kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık gözleri kapalı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Nagano'ya giden yol trafiğe kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıkmadan önce, ışıkların kapalı olduğundan emin olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapı tüm yıl boyunca kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Otel kış boyunca kapalı kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gözünü kapalı tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Pilot üstü kapalı olarak onun bir UFO olabileceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncakçı kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzını kapalı tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom köprünün kapalı olduğunu bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gazın kapalı olduğundan emin olmak için kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Mağaza yarın kapalı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün dükkân kapalı ise, ben yarın tekrar deneyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy kapalı yer oyunlarından hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtar kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereyi kapalı tut.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapı kapalı kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi müze kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dükkân bugün kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitaplarımızı kapalı tuttuk.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gözlerini kapalı tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, pencereyi kapalı tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Işık kapalı iken uyudum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ana vana kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dükkân pazar günü kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gazın kapalı olup olmadığına bak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bize yolun kapalı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer söyleyeceğin bir şey yoksa, dudaklarını kapalı tut.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kapalı kapıyı çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir bankta gözleri kapalı oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapalı yer korkum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Havaalanı kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı orada oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mağaza zaten kapalı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hâlâ gözleri kapalı duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı orada durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Prenses gözleri kapalı yattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mağaza bugün kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı onun yanında oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözleri kapalı şekilde bir kanepeye yattı.

Gözleri kapalı sırtüstü yattı.

Ders kitaplarınız kapalı olarak beni dinleyin.

Bir sonraki duyuruya kadar mağaza kapalı.

O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.

İngiltere'de pazar günü mağazalar kapalı mı?

Orada gözleri kapalı oturuyordu.

Gözleri kapalı bir şekilde yere oturdu.

Perdeler kapalı olduğu için içeriyi göremiyorum.

Onu kapalı bırakın.

Kapak kapalı.

Okullar kapalı.

Kapı kapalı.

Yol kapalı.

Ağzını kapalı tut.

Köprü kapalı.

Okul kapalı.

Pencere kapalı.

Aradığınız telefon ya kapalı ya da kapsama alanı dışında, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Cep telefonum kapalı.

Gökyüzü bugün kapalı.

Görünene göre dükkan bugün kapalı.

Gerçekten de kapalı.

Gözlerim kapalı bile yapabilirim.

Aslında, dolabı kapalı tutarım.

Ağzını kesinlikle kapalı tutamaz, bir saniye bile.

İşini gözleri kapalı düşünüyordu.

Kapalı olduğumuzu söyledim.

Bilmecenin ucu kapalı siz çözebilir misiniz?

Tekrar tekrar söylüyorum ama kulaklarınız bana kapalı size nasıl yardımcı olabilirim?

Hâlâ kapalı.

Onlar bugün kapalı.

Pencereler açık mı kalsın, kapalı mı kalsın?

Tom kapalı yerde çalışır.

Tom kapalı yerlerde çalıştı.

Ondan önce kapı kapalı kaldı.

Kapı bütün gün kapalı kaldı.

Kapı kapalı kalır.

Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.

İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.

Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.

Ev o zamandan beri kapalı kaldı.

Çenemi kapalı tuttum.

Bu pencereyi kapalı tut.

Çenemi kapalı tutmalıydım.

Banka pazar günü kapalı.

Ha, şimdi hatırladım. Kütüphane yarın kapalı.

Pencereler kapalı mıydı?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch