Lernen Sie, wie man karınca in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.
Bu karınca kraliçedir; kanatları olduğunu görmüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Karınca gibi çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Karınca gibi çalışın.
Translate from Türkisch to Englisch
Evimizin bir kanatlı karınca sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sysko bir karınca gibi çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Filin yemeği binlerce karınca doyurmaya yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Karınca sürüsü gibi çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yer karınca kaynıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Salonda bir karınca var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hizmetçiler karınca gibi çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yer domuzları normalde karınca yiyenlerle karıştırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sopa ile karınca yuvasını karıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir karınca yuvasına bir saman çöpü soktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Karınca kırmızıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir karınca beni ısırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir karınca tarafından ısırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadı ekmeğini karınca yemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Karınca kararınca bir katkıda bulunmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutfağımızı karınca basmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutfağı karınca basmış. Bir ilaçlamacı çağırmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin yazısı karınca duası gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali karınca gibi çalışan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali de kampanyaya karınca kararınca bir katkıda bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaldırım boyunca kıvrılan uzun karınca sıralarını fark edene kadar köprüde yalnız olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch