Lernen Sie, wie man karşıt in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Uygunsuzun karşıt anlamlısı uygundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanmak uyumanın karşıt anlamlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Karşıt görüşte değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Karşıt kanıtım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar sevilmek, nesneler ise kullanılmak için yaratılmıştı. Dünya kaos içinde, çünkü her şey karşıt.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanmak sözcüğü uyumak sözcüğünün karşıt anlamlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatmak sözcüğü kalkmak sözcüğünün karşıt anlamlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatmak, kalkmanın karşıt eylemidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyanmak, uyumanın karşıt eylemidir.
Translate from Türkisch to Englisch
İkiz olmalarına karşın onların karşıt kişilikleri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tartışmalı öneri, iki karşıt parti arasında yoğun bir söz savaşına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her eylem için eşit ve karşıt bir tepki vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Pronasyon ve supinasyon iki karşıt harekettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nerede petrol var, orada müslüman var; karşıt ifade yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir karşıt kanıt yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
"İyi" "kötü"'nün karşıt anlamlı sözcüğü ve "uzun" "kısa"'nın karşıt anlamlı sözcüğüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Karşıt görüşleri yasaklamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekonomi ve kalite karşıt değildir, aynı madalyonun iki yüzüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami karşıt görüşteydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamuoyunda karşıt görüşler var.
Translate from Türkisch to Englisch
Rusya karşıt görüş bildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch