Lernen Sie, wie man kararsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Tom ve Mary her ikisi de kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece yedi senatör kararsız kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüpheli ve kararsız insanlar sizce değersiz midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok kararsız ve kırıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne yapması gerektiği konusunda kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kararsız başarısız olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hala kararsız görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle bu kadar kararsız değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzde on üçü kararsız kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fazla kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kararsız. Onlar ne istediklerini bilmiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yapmak istediği şey hakkında kararsız görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kararsız olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aklım kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin çok kararsız olduğuna şüphe yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmak için kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin bunu yapmak için kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom hâlâ kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz kararsız görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmak için kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmakta çok kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye bunu yapmakta kararsız olacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmak için kararsız olduğunu herkese söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla'nın çok kararsız bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu yapmak için benim kadar kararsız değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence Tom hala kararsız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ kararsız olup olmadığını merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ kararsız, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kararsız kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana kararsız olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kararsız duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık ise kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık %19 ise kararsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalman tanıdığım en kararsız kişi.
Translate from Türkisch to Englisch