Lernen Sie, wie man kardeşim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim erkek kardeşim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün kız kardeşim Kobe'ye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir erkek kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim şekerleri sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, benim kız kardeşim.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim müziğe meraklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim müziğe düşkündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşim ödevimi yapmamda bana yardım etti
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kız kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim gelecek sene Tokyo'ya gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
İki erkek kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim babamın kazandığının yarısı kadar daha az para kazanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim kadar uzunsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim mükemmel görüşe sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
İki erkek kardeşim ve üç kız kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük kız kardeşim ve ben çok fazla kovalamaca oynardık. Birbirimizi kovalardık ve kovalayan kişi kovalanana dokunmaya çalışır ve ona "Sen ebesin!" diye seslenirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim sınavı geçemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim sınav sonucundan çok memnundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşim işsizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim matematikte iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bir üniversite öğrencisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim felsefe üzerine bir otoritedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim Tokyo'da üniversiteye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim çok sıkı çalışıyormuş gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim hukuk öğrenimi için Amerika'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim meşgul değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bir bankada çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşim kullanılmış bir araba satın aldı, bu yüzden çok pahalı değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim okumaya öylesine dalmıştı ki odaya girdiğimde beni fark etmedi.
Erkek kardeşim beni müzeye götürdü.
Küçük erkek kardeşim biraz para istedi.
Bu mektubu erkek kardeşim yazmış olmalı.
Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Erkek kardeşim onu benim adıma yaptı.
Erkek kardeşim yaptı.
Erkek kardeşim TV izliyor.
Küçük erkek kardeşim TV izliyor.
Annem laleleri çok sever ve kız kardeşim de öyle.
Ben köpekleri severim, ama kız kardeşim kedileri sever.
Tom'a yazdım, ve kız kardeşim de ona yazdı.
O güzel kız benim kız kardeşim.
Kardeşim orduya katılmak istedi ama bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hizmet etmek için uygun olmadığına karar verildi.
En küçük erkek kardeşim büyükannemiz tarafından yetiştirildi.
Benim küçük erkek kardeşim TV izliyor.
Tom keşke küçük erkek kardeşim olsa.
Kız kardeşim her sabah duş alır.
Babam ve büyük erkek kardeşim bu fabrikada çalışırlar.
Erkek kardeşim ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.
Kardeşim ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.
Dün, kardeşim sakinlere yardım etmek için Fukushima'ya gitti. Korkarım ki radyasyon artacak.
O beni erkek kardeşim sandı.
O benim kız kardeşim değil fakat annemdir.
O benim kız kardeşim kadar yaşlı değildir.
Kız kardeşim yakında bizimle birlikte olacak.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
Erkek kardeşim ve ben havaalanında John'u uğurlamak için gittik.
Kardeşim Jiro kadar uzun boylu değil.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.
Orada ayakta duran kız kız kardeşim Sue'dur.
Wendy, ben kardeşim Sam ile tanışmanı istiyorum.
John erkek kardeşim kadar yaşlı.
John benim küçük erkek kardeşim.
John erkek kardeşim değil fakat benim kuzenim.
Ben kız kardeşim ile yemek yiyorum.
Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.
Kız kardeşim oğlu Jimmy benim favori yeğenimdir.
Erkek kardeşim dışarı çıktı.
Benim hiç kız kardeşim yok.
Kız kardeşim güzeldir.
Kız kardeşim ünlüdür.
Erkek kardeşim hariç hepsi gitti.
Kardeşim araba kazasında yaralandı.
Kız kardeşim evlidir.
O benim kız kardeşim ile evlendi.
Erkek kardeşim iyi yüzer.
Benim başka bir kız kardeşim var.
Üç erkek kardeşim var.
Kız kardeşim nişanlandı.
Erkek kardeşim sağlıklı.
Erkek kardeşim müzik seviyor.
Bir kız kardeşim yok.
Kız kardeşim şekerlemeleri sever.
Benim erkek kardeşim çok uzun.