Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kasıtlı"

Lernen Sie, wie man kasıtlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 75 handverlesene Beispiele.

Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, camı kasıtlı olarak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Evet, bunu kasıtlı yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Vazoyu kasıtlı olarak kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O onu kasıtlı yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Palyaço kasıtlı olarak düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz kasıtlı olarak onun sırasını atladık.
Translate from Türkisch to Englisch

O kasıtlı olarak pencereyi kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, pencereyi kasıtlı olarak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu kasıtlı olarak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kasıtlı yalanlar söyledi
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza eseri mi oldu yoksa kasıtlı mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Kasıtlı olarak ayağıma bastı.
Translate from Türkisch to Englisch

O pencereyi kasıtlı olarak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kasıtlı olarak vazoyu kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni kasıtlı olarak bekletmesi olası.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun o hatayı kasıtlı yaptığını mı düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kasıtlı olarak şarkıyı kötü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Polise göre yangın kasıtlı olarak çıkarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sadece Mary'yi kızdırmak için gömleğini kasıtlı olarak ters giydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu kasıtlı olarak yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Kasıtlı olarak yanlış cevap verdin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu hatayı kasıtlı olarak yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kasıtlı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O, kasıtlı değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu kasıtlı olarak mı yaptın?
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereyi kasıtlı olarak mı kırdın yoksa kazara mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sokakta onu geçtiğimde o kasıtlı olarak beni görmezden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kasıtlı olmadığına eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Otomobil satıcısı müşterisini kasıtlı olarak yanılttı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kasıtlı olarak değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kasıtlı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u yaptığı şeyin kasıtlı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun kasıtlı olmadığından eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tomun onu kasıtlı yapacağını sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben asla kasıtlı olarak sarhoş olmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

O doğrudan ve kasıtlı bir yalandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bunu kasıtlı olarak yaptığını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kasıtlı mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığın şeyin kasıtlı olmadığını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen onu kasıtlı olarak mı yaptın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kasıtlı bir davranış değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen kasıtlı olarak yeniliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Fadıl, Leyla'yı kasıtlı olarak öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, kasıtlı bir cinayet gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir kuralı kasıtlı olarak çiğnemedim.

Herhangi bir kuralı kasıtlı olarak ihlal etmedim.

Tom onu kasıtlı olarak yaptı.

Arap Baharı bir hata değil, kasıtlı bir hataydı.

Onu kasıtlı olarak yaptım.

Sami kasıtlı olarak bu yangına neden oldu.

Sami bu adamı kasıtlı olarak vurdu.

Sami bu adama kasıtlı olarak ateş etti.

Sanırım sen bunu kasıtlı yaptın.

Bunu kasıtlı olarak yaptık.

Tom bunu kasıtlı olarak yaptı.

Kasıtlı değildi.

Tom bunu kasıtlı yaptığını düşünüyor.

Tom, Mary'nin bunu kasıtlı yaptığını düşünmediğini söyledi.

Tom'un bunu kasıtlı yaptığından şüpheleniyorum.

Onu kasıtlı olarak öldürdü.

Soykırım, Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kasıtlı suç olarak tanınmıştır.

Bunun kasıtlı olarak yapılmadığına, kesinlikle ama kesinlikle öylesine denk geldiğine inanıyorum.

Bunu kasıtlı olarak yapmadım.

Bunu kasıtlı olarak yaptıysan bozuşuruz.

Bence yaptığı şey kasıtlı değildi.

Kasıtlı yapmadım.

Bunun kasıtlı olmadığını biliyorum.

Bir şey kasıtlı yapılıyorsa hata sayılamaz.

Montumu kasıtlı olarak evde bıraktım.

Yanni bunu kasıtlı olarak yapmadı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch