Lernen Sie, wie man kasten in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispiele.
Bunu kasten yaptın!
Translate from Türkisch to Englisch
O, camı kasten kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu kasten yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni kasten bekletti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk kasten ayağıma bastı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu kasten yapıyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel görünüşünü kasten gizlediğini söylüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kasten yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu kesinlikle kasten yapmayacağını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzelliğini kasten sakladığını mı söylüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin kendisinden kasten kaçındığını fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu kasten yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kasten camı kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kasten aldatıcı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu kasten yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sayfa kasten boş bırakılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu kasten yapmış olması muhtemel.
Translate from Türkisch to Englisch
Vazoyu beni rahatsız etmek için kasten kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yaptın!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pencereyi kasten kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'yi kasten incitmediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yaptın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu kasten yaptığımı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yaptığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu kasten yaptığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu kasten yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yaptın.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim mesajlarımı açtı ve kasten onları görmezden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni kasten incitmek için bir şey söylemeyeceğimi biliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kasten yüksek sesle konuşuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten yapması mümkün değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu hatayı kasten yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O kasten bir hata yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kasten güldü.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sokakta kasten beni görmezlikten geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu kasten yaptı, sanırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom bunu kasten yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan Linda'yı kasten öldürmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye kasten yanlış kitap verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O kasten yalan söylüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kasten yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu kasten yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bunu kasten yaptın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben insanlara kasten yalan söylemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary kasten birbirine kafa salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin bunu kasten yaptığını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu kasten mi yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O onu kasten yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaradanı yarattığından tanıyabilirsin fikrindeyim. Ve dünya bana öyle kederlerle yoğrulmuş görünüyor ki birinin bunu kasten yarattığını düşünmektense kimse tarafından yaratılmadığına inanmayı yeğlerim.
Translate from Türkisch to Englisch
O hatayı kasten yaptın, değil mi?
O beni kasten incitti.
Tom Mary'nin onu kasten yapmadığını biliyordu.
Tom, Mary'nin onu kasten yapmadığını biliyordu.
Tom'un onu kasten yaptığını mı düşünüyorsun?
Tom Mary'nin onu kasten yaptığını düşündü.
Tom onu kasten mi yaptı?
Tom'un onu kasten yaptığına gerçekten inanmıyorsun, değil mi?
O bu vazoyu kasten kırdı.
Onun bunu kasten yaptığını fark ettim.
Tom'un bunu kasten yaptığını biliyorum.
Tom bunu kasten yaptığını düşünüyor.
Bir sebebe zarar vermenin en haince yolu kasten yanlış görüşleri savunmaktan oluşur.
Sami kasten adam öldürme suçunu kabul etti.
Tom bunu kasten yaptığını söyledi.
Tom'un bunu kasten yaptığına inanmıyorsun, değil mi?
Tom bunu kasten yaptı, değil mi?
Tom bunu kasten yaptı.
Tom muhtemelen bunu kasten yaptı.
Kuran'ı kasten parçaladı.
Ali kasten adam öldürmekten yargılanıyor.
Kasten kaybettim.
Montumu kasten evde bıraktım.